Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

Yaratılış · BÖLÜM 29

Yaratılış 29 — Yedi Yıl Birkaç Gün Gibi

Yaratılış 28’in sonunda Yakup evinden uzakta, Beytel’de tek başına uyumuş ve Tanrı’nın kendisine “Seninle birlikteyim” dediğini duymuştu (Yar. 28:10–15). Sabah olduğunda yoluna devam eder. Önünde Harran, annesinin ailesi ve hiç bilmediği uzun yıllar vardır.

Yaratılış 29

Yaratılış 29 — Yedi Yıl Birkaç Gün Gibi

Bu Metin Nasıl Hazırlandı?

Bu çalışma, Türk edebiyatının edebi üslup zenginliğini yansıtan hibrit bir yapay zeka modeli desteğiyle taslaklandırılmış; teolojik doğruluk, bağlamsal derinlik ve editoryal içerik kontrolü Veritas Liberat ekibi tarafından gerçekleştirilerek gerekli düzeltmeler yapılmış ve yayına hazırlanmıştır. Veritas Liberat ekibi hataları ayıklar, teolojik kavramları doğrular, metnin ruhunu işler ve son sözü söyler. Ölçüyü de Veritas Liberat ekibi belirlemez: Ölçüyü Kutsal Kitap belirler. "Yapay zeka bizim için sadece zengin bir çırak, insan ise metne ruhunu veren ustadır."

Kutsal Kitap metni: Yaratılış 29. bölümü okuyun

GİRİŞ

Yaratılış 28’in sonunda Yakup evinden uzakta, Beytel’de tek başına uyumuş ve Tanrı’nın kendisine “Seninle birlikteyim” dediğini duymuştu (Yar. 28:10–15). Sabah olduğunda yoluna devam eder. Önünde Harran, annesinin ailesi ve hiç bilmediği uzun yıllar vardır.

Yaratılış 29 başladığında Yakup doğudaki topraklara ulaşır. Bir kuyu, çevresinde bekleyen sürüler ve birkaç çoban görür. Orada, annesi Rebeka’nın kardeşi Lavan’ın kızı Rahel’le karşılaşacaktır (Yar. 29:1–6). Yaratılış 24’te Rebeka da bir kuyunun başında İbrahim’in hizmetkârıyla karşılaşmıştı; şimdi yeni kuşakta başka bir evlilik hikâyesi yine su başında açılır.

Fakat iki hikâye aynı değildir. Rebeka’nın evliliğinde hizmetkâr armağanlarla gelmiş, aileyle açıkça görüşmüş ve Rebeka’ya doğrudan “gider misin?” diye sorulmuştu (Yar. 24:53–58). Yakup ise yanında büyük bir servet olmadan gelir ve sevdiği kadın için emeğini ortaya koyar. Rahel için yedi yıl çalışmayı kabul eder; anlatıcı bu yılların sevgisinden dolayı ona birkaç gün gibi geldiğini söyler (Yar. 29:18–20).

Sonra düğün gecesi gelir ve hikâyenin tonu değişir. Sabah olduğunda Yakup yanında Rahel’i değil Lea’yı bulur (Yar. 29:21–25). Daha önce babasının körlüğünden yararlanarak kendisini Esav gibi gösteren adam, şimdi karanlığın ve geleneğin arkasına saklanan başka bir aldatmanın hedefi olur. Yaratılış bunu mekanik bir “ne yaptıysan aynısı başına gelir” yasasına indirgemez, fakat benzerlik okuyucunun gözünden kaçmayacak kadar açıktır.

Bölümün sonunda sorun yalnız Yakup’un uğradığı hile değildir. Lea ile Rahel aynı adamla evli iki kız kardeş olarak kırık bir aile düzeninin içine girer. Yakup Rahel’i daha çok sever; RAB ise Lea’nın sevilmediğini görür ve ona çocuklar verir (Yar. 29:30–32). Bu çocukların adları, Lea’nın yıllardır birikmiş özlemini ve sonunda bakışını Tanrı’ya çevirmeye başlayan değişimini anlatının içine taşır.

01 — METNİ ANLAYIN

Uzun yolculuk bir kuyunun başında tanıdık bir aile adına ulaşıyor — 29:1–14

Yakup doğudaki topraklara vardığında tarlada bir kuyu ve yanında yatan üç koyun sürüsü görür (Yar. 29:1–2). Kuyunun ağzında büyük bir taş vardır ve bütün sürüler toplandığında çobanlar taşı kaldırıp hayvanları sular, sonra yeniden yerine koyarlar (Yar. 29:2–3). Bunun özel bir güvenlik sistemi mi, su kullanım düzeni mi yoksa yerel bir gelenek mi olduğu açıklanmaz; metnin asıl ilgisi birazdan gelen Rahel’le bu kuyunun buluşma noktası oluşudur.

Yakup çobanlara nereli olduklarını sorar ve Harranlı olduklarını öğrenir. Ardından Nahor’un torunu Lavan’ı tanıyıp tanımadıklarını sorar; onlar da Lavan’ı tanıdıklarını ve kızı Rahel’in sürüsüyle gelmekte olduğunu söylerler (Yar. 29:4–6). Yol boyunca Tanrı’nın nasıl rehberlik edeceği açıklanmamıştı. Şimdi Yakup’un aradığı aile, tam karşısındaki sürüyle birlikte görünür.

Yakup çobanlara günün daha erken olduğunu, hayvanların sulanıp otlatılabileceğini söyler. Onlar ise bütün sürüler toplanmadan taşı kaldıramayacaklarını belirtir (Yar. 29:7–8). Rahel babasının koyunlarıyla geldiğinde Yakup tek başına taşı kuyunun ağzından kaldırır ve Lavan’ın sürüsünü sular (Yar. 29:9–10).

Bu hareket sık sık Yakup’un olağanüstü fiziksel gücünün kanıtı gibi anlatılır. Taşın büyük olduğu açıktır, fakat kaç kişinin normalde kaldırdığı ya da Yakup’un bunu nasıl başardığı metinde açıklanmaz. Anlatının ağırlığını bir güç gösterisine çevirmektense sahnenin hızına dikkat etmek daha yerindedir: Yakup Rahel’i ve ailesinin sürüsünü gördüğünde beklemek yerine harekete geçer.

Yakup Rahel’i öper ve yüksek sesle ağlar (Yar. 29:11). Buradaki öpüşü modern romantik bir öpüşme sahnesi gibi hayal etmek gerekmez; antik akrabalık ve karşılama dünyasında öpüş aile yakınlığının olağan bir işareti olabilir. Metnin belirgin duygusal ayrıntısı Yakup’un ağlamasıdır. Neden ağladığı açıklanmaz; uzun yolculuğun sonunda annesinin ailesine ulaşmanın rahatlığı, yalnızlığın çözülmesi veya yaşadığı duygusal yoğunluk düşünülebilir, fakat bunları kesinleştirmemek gerekir.

Yakup Rahel’e babasının akrabası ve Rebeka’nın oğlu olduğunu söyler. Rahel koşup babasına haber verir; Lavan da haberi duyunca Yakup’u karşılamaya gelir, onu kucaklayıp öper ve evine götürür (Yar. 29:12–13). Yakup başından geçenleri anlattıktan sonra Lavan ona “Sen gerçekten benim etimden, kemiğimdensin” anlamında akrabalık sözü söyler ve Yakup bir ay boyunca evinde kalır (Yar. 29:13–14).

Beytel’de “seni terk etmeyeceğim” diyen Tanrı bu sahnede görünür biçimde konuşmaz. Yine de Yakup aradığı yere ulaşmış, annesinin ailesini bulmuş ve kalacak bir eve girmiştir. Yaratılış 24’te olduğu gibi Tanrı’nın sağlayışı burada da çoğunlukla gündelik karşılaşmaların içine yerleşmiştir.

Yakup Rahel için yedi yıl çalışıyor ve zaman sevginin içinde kısalıyor — 29:15–20

Bir ay sonra Lavan Yakup’a akrabası olduğu için karşılıksız çalışmaması gerektiğini söyler ve ücretini sorar (Yar. 29:15). Ardından iki kızı tanıtılır: büyüğünün adı Lea, küçüğünün adı Rahel’dir (Yar. 29:16).

Lea’nın gözleri hakkında kullanılan İbranice sözcük tam anlamı bakımından tartışmalıdır. “Zayıf”, “narin”, “yumuşak” ya da başka bir fiziksel özellik olarak anlaşılmıştır. Metin onun çirkin olduğunu söylemez. Ardından Rahel’in güzel yapılı ve güzel olduğu belirtilir (Yar. 29:17). Bu iki betimlemeyi kadınların değer sıralaması gibi okumamak gerekir; anlatı birazdan Yakup’un sevgisinin yönünü açıklamak için dış görünüş karşılaştırmasını kullanır.

Yakup Rahel’i sevmektedir ve onun için yedi yıl çalışmayı teklif eder (Yar. 29:18). Antik evliliklerde aileler arasında maddi yükümlülükler ve başlık benzeri uygulamalar bulunabilirdi. Yakup’un yanında büyük bir servet olmadığı için hizmet yılları bir tür evlilik bedeli işlevi görmüş olabilir. Metin bu hukuki sistemi ayrıntılı açıklamaz; açık olan, Yakup’un Rahel için uzun bir emek dönemini gönüllü olarak üstlenmesidir.

Lavan teklifi kabul eder ve Rahel’i başka bir adama vermektense Yakup’a vermenin daha iyi olduğunu söyler (Yar. 29:19). Yakup yedi yıl çalışır. Anlatıcı yılları uzun uzun saymaz, tek cümlede onların sevgisi nedeniyle Yakup’a birkaç gün gibi geldiğini söyler (Yar. 29:20).

Bu cümle sevgiyi yalnız duygu olarak değil, zaman ve emekle birlikte gösterir. Yakup’un sevgisi onu uzun bekleyişe razı eder. Fakat bir sonraki sahne, güçlü sevginin insanı hileye karşı korumadığını ve aile düzeninin karşılıklı dürüstlük olmadan yalnız sevgiyle ayakta kalamayacağını gösterecektir.

Sabah olduğunda Yakup kendi kullandığı hilenin yankısıyla karşılaşıyor — 29:21–30

Yedi yıl tamamlanınca Yakup Lavan’dan Rahel’i kendisine vermesini ister. Lavan yöredeki insanları çağırır ve bir düğün şöleni verir (Yar. 29:21–22). Akşam olduğunda ise Rahel yerine Lea’yı Yakup’a getirir; Yakup onunla birlikte olur (Yar. 29:23).

Bunun nasıl mümkün olduğu sıkça sorulur. Gece karanlığı, gelin örtüsü, düğün gelenekleri ve şölenin koşulları çeşitli açıklamalar sunabilir. Fakat metin hilenin mekanizmasını ayrıntılı biçimde anlatmaz. Kesin olan, Lavan’ın bilinçli biçimde Lea’yı Rahel’in yerine verdiğidir.

Sabah Yakup gerçeği görür: Yanındaki kadın Lea’dır (Yar. 29:25). Yakup Lavan’a kendisini neden aldattığını sorar; Rahel için hizmet ettiğini hatırlatır. Buradaki ironi ağırdır. Yaratılış 27’de Yakup kör babasının önüne Esav’ın giysileriyle çıkmış ve kendisini ağabeyi olarak tanıtmıştı (Yar. 27:15–24). Şimdi kendisi karanlıkta küçük kardeşi beklerken büyük kardeşle değiştirilmiştir.

Yaratılış bu paralelliği “Tanrı Yakup’u tam aynı günahla cezalandırdı” cümlesiyle açıklamaz. Hayatın her sıkıntısını geçmiş günahın doğrudan cezası saymak Kutsal Kitap açısından tehlikeli olur. Yine de anlatı Yakup’un hile yapan aile dünyasının içine girdiğini ve geçmişte kullandığı yöntemin benzeriyle karşılaştığını açıkça gösterir.

Lavan, büyük kız evlenmeden küçüğünü vermenin yörelerinde âdet olmadığını söyler (Yar. 29:26). Eğer bu gelenek baştan belirleyiciyse Lavan’ın yedi yıl önce bunu neden söylemediği cevapsız kalır. Bu nedenle söz, hileyi dürüst bir gelenek uygulamasına dönüştürmez. Lavan, bilinmesi gereken önemli bir kuralı ancak iş bittikten sonra açıklamaktadır.

Lavan Yakup’a Lea’yla düğün haftasını tamamlamasını, ardından Rahel’i de vereceğini; bunun karşılığında yedi yıl daha çalışmasını teklif eder (Yar. 29:27). Metnin akışına göre Yakup Rahel’i ikinci yedi yılın sonunda değil, Lea’nın düğün haftasından sonra alır ve ardından Lavan için yedi yıl daha çalışır (Yar. 29:27–30).

Yakup kabul eder. Lavan Rahel’e cariyesi Bilha’yı, Lea’ya da Zilpa’yı verir (Yar. 29:24; 29:29). Bu iki kadın sonraki bölümde çocuk rekabetinin içine çekilecek ve Yakup’un ailesinin büyümesinde önemli rol oynayacaktır (Yar. 30:3–13).

Yakup Rahel’i Lea’dan daha çok sever ve Lavan için yedi yıl daha hizmet eder (Yar. 29:30). Çok eşli bu aile düzeni Yaratılış’ın yaratılış idealinin genişletilmiş bir biçimi gibi sunulmaz. Başlangıçta anlatı bir erkek ile bir kadının “bir beden” olmasını göstermişti (Yar. 2:24). Yaratılış 29–30 ise iki kız kardeş arasındaki kıskançlık, çocuk yarışı ve bölünmüş sevgiyle çok eşliliğin aile içindeki acısını görünür kılacaktır.

Kutsal Kitap’ın bir uygulamayı anlatması onu ideal ilan ettiği anlamına gelmez. Bu bölüm tam tersine, insanların evlilik ve aile düzenini kendi çıkarlarıyla şekillendirdiğinde ne kadar derin yaralar oluşabileceğini gösterir.

Yakup’un sevgisinin dışında kalan Lea’yı RAB görüyor — 29:31–35

RAB Lea’nın sevilmediğini görünce onun rahmini açar; Rahel ise çocuk sahibi olamaz (Yar. 29:31). Buradaki “sevilmedi” dili İbranice’de bazen iki kişi arasındaki sevgi farkını güçlü karşıtlıkla anlatabilir. Yakup’un Lea’ya hiç sevgi göstermediğini kesin olarak söylemektense, metnin açık vurgusunu korumak daha doğrudur: Rahel tercih edilen ve daha çok sevilen eştir; Lea bunun gölgesinde yaşamaktadır (Yar. 29:30).

Tanrı’nın Lea’yı “görmesi” önemlidir. Yakup’un gözü Rahel’dedir; RAB ise dışarıda bırakılan kadının acısını görür. Bu, Tanrı’nın her insanın bütün arzularını hemen verdiği anlamına gelmez. Rahel’in kısırlığı da gerçek bir acıdır ve sonraki bölüm Tanrı’nın onu da sonunda hatırladığını söyleyecektir (Yar. 30:22). Fakat Yaratılış 29’un bu sahnesinde anlatı özellikle Lea’nın görünmeyen yarasına yönelir.

Lea ilk oğlunu doğurur ve ona Ruben adını verir. Adlandırmada “RAB sıkıntımı gördü; artık kocam beni sever” umudu duyulur (Yar. 29:32). Çocuğun doğumu ona yalnız annelik sevinci değil, Yakup’un sevgisini kazanma ihtimali gibi görünmektedir.

İkinci oğlu doğduğunda ona Şimon adını verir ve RAB’bin sevilmediğini “işittiğini” söyler (Yar. 29:33). İlk çocukta Tanrı görür, ikincide işitir. Hacer’in hikâyesinde de Tanrı’nın sıkıntıyı görmesi ve işitmesi öne çıkmıştı (Yar. 16:11–13). Yaratılış tekrar tekrar aile yapısının kenarında kalan kadınların acısının Tanrı’dan gizlenmediğini gösterir.

Üçüncü oğul Levi doğduğunda Lea hâlâ Yakup’un kendisine bağlanmasını bekler. “Artık kocam bana bağlanır” diye umut eder, çünkü ona üç oğul doğurmuştur (Yar. 29:34). Çocuklar değerli bireylerdir; ancak Lea’nın sözleri onların aynı zamanda kocasının sevgisini kazanmanın yolu hâline gelmeye başladığını gösterir.

Dördüncü oğul doğduğunda adlandırmanın tonu değişir. Lea bu kez “RAB’be övgüler sunacağım” der ve çocuğa Yahuda adını verir (Yar. 29:35). Önceki üç adın açıklamasında Yakup’un sevgisini kazanma özlemi açıkça duyulurken, Yahuda’nın adında kocanın adı geçmez. Metin Lea’nın bütün duygusal yaralarının o anda tamamen iyileştiğini söylemez, fakat anlatı onun bakışında anlamlı bir yön değişikliği gösterir: Son söz artık “belki kocam beni sever” değil, RAB’be övgüdür.

Yahuda adı Kutsal Kitap’ın geri kalanında olağanüstü önem kazanacaktır. İsrail krallığının ana çizgisi onun soyundan çıkacak, Davut Yahuda oymağından gelecek ve Yeni Antlaşma İsa Mesih’i “Yahuda oymağından gelen Aslan” olarak tanıtacaktır (Yar. 49:8–10; Mat. 1:2–6; Va. 5:5).

Kutsal Kitap boyunca uzanan bu büyük çizgi, Yaratılış 29’daki küçük aile odasını unutturmamalıdır. Yahuda’nın hikâyesi önce kralların sarayında değil, kocasının sevgisi için özlem duyan Lea’nın kucağında başlar. Tanrı’nın kurtuluş tarihi insanların güçlü ve göz alıcı tercihlerinden değil, çoğu zaman görülmeyen insanların hayatından geçer.

02 — BİRLİKTE ÇALIŞIN

  1. Yakup uzun yolculuğun sonunda tam aradığı aileye kuyu başında ulaşıyor (Yar. 29:1–14). Tanrı’nın sağlayışını yalnız olağanüstü mucizelerde değil, doğru zamanda karşılaştığınız insanlar ve açılan sıradan yollar içinde görmek sizin için ne kadar kolay?
  2. Yakup Rahel için yedi yıl çalışıyor ve bu yıllar sevgisinden dolayı ona birkaç gün gibi geliyor (Yar. 29:18–20). Sevgi ile sabırlı emek arasındaki ilişkiyi kendi yakın ilişkilerinizde nasıl görüyorsunuz?
  3. Lavan Yakup’u, Yakup’un daha önce babasını aldattığına benzeyen bir yöntemle aldatıyor (Yar. 27:15–24; 29:21–26). Geçmişte başkalarına yaptığınız bir şeyin benzeriyle karşılaşmak kendi davranışınızı yeniden görmenize nasıl yardımcı olabilir?
  4. Yakup’un Rahel’i daha çok sevmesi, Lea’nın aile içindeki yerini derinden etkiliyor (Yar. 29:30–34). Bir ailede açık ya da örtülü tercih ve karşılaştırmalar insanların kimlik duygusunu nasıl yaralayabilir?
  5. Lea ilk üç oğlunda kocasının sevgisini kazanmayı umut ederken Yahuda doğduğunda yalnızca RAB’bi övmekten söz ediyor (Yar. 29:32–35). Başkasının onayını kazanma çabasından Tanrı’ya yönelen şükre geçmek hayatınızda neye benzeyebilir?

03 — HAYATA TAŞIYIN

Sevginizi yalnız duyguyla değil, zaman ve emekle gösterin

Yakup Rahel için yedi yıl çalışır ve anlatıcı bu zamanı sevgisi nedeniyle birkaç gün gibi anlatır (Yar. 29:20). Bu, bütün romantik ilişkilerin aynı fedakârlığı istemesi gerektiğine dair formül değildir; fakat sevginin yalnız söz değil, sabırlı emek de taşıdığını gösterir.

Yakın olduğunuz bir insan için sevginizin bugün hangi somut biçimde görünmesi gerektiğini düşünün. Dinlemek, sözünüzü tutmak, zor bir işi paylaşmak veya uzun süre sadık kalmak bazen güçlü duygulardan daha açık bir sevgi dili olabilir.

“Bizim ailede böyle” diyerek hileyi normalleştirmeyin

Yakup aldatmanın ne olduğunu kendi ailesinden biliyordu ve kendisi de bunu kullanmıştı; Lavan’ın evinde aynı dünyayla yeniden karşılaşır (Yar. 27:18–24; 29:23–25). Bir aile içinde manipülasyon, bilgi saklama veya insanları birbirine karşı kullanma uzun süre tekrarlandığında normal görünmeye başlayabilir.

Size miras kalan ilişki yöntemlerini yalnız tanıdık oldukları için sürdürmeyin. Dürüstlük ve açıklık, aile geleneğinden daha yüksek bir ölçüdür.

İnsanları tercih listenizdeki yerlerine göre değersizleştirmeyin

Yakup Rahel’i daha çok sever ve Lea bunun acısını taşır (Yar. 29:30–33). İnsan kalbi doğal olarak bazı kişilere daha kolay yakınlık duyabilir; fakat sevgi tercihinin başka bir insanın onurunu ezmesine izin vermemek gerekir.

Ailede, işte veya hizmette daha az dikkat verdiğiniz insanlara bakın. Tanrı’nın gözünde görünürlükleri sizin ilginizle başlamaz.

Başkasının sevgisini kazanmak için çocukları, başarıyı veya hizmeti araç yapmayın

Lea çocuklarının doğumunda tekrar tekrar Yakup’un sevgisini kazanmayı umut eder (Yar. 29:32–34). Onun acısı anlaşılabilir; fakat bir çocuğun değeri anne babasının ilişkisini tamir etmek için üstleneceği işe bağlı değildir.

Kendi değerinizi de üretiminiz, hizmetiniz veya başarılarınız üzerinden başkasına kabul ettirmeye çalışıp çalışmadığınızı düşünün. Sevgi kazanılması gereken ücret hâline geldiğinde hem insan hem ilişki ağır bir yük taşır.

Görülmediğiniz yerde Tanrı’nın sizi gördüğünü hatırlayın

Lea ailede tercih edilmeyen eş olsa da RAB onun durumunu görür (Yar. 29:31). Bu, Tanrı’nın her kırgınlığımızı istediğimiz sonuçla hemen değiştireceği anlamına gelmez; Lea’nın aile sorunları da burada bitmez.

Fakat insanların sizi fark etmemesi Tanrı’nın sizi görmediği anlamına gelmez. Lea’nın hikâyesinde en büyük dönüşlerden biri, “kocam beni sever” umudunun yanında sonunda “RAB’be övgüler sunacağım” diyebilmesidir (Yar. 29:35). İnsan sevgisine duyulan özlem gerçektir, ama kimliğinizin son sözü başkasının tercihi olmak zorunda değildir.

ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Çalışma metnini antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

BİLGİ AĞI

KonuAntlaşmalar — Tanrı’nın Sadık Sözü

Tanrı’nın Nuh’tan İbrahim’e, Sina’dan Davut’a ve Yeni Antlaşma’ya uzanan sadık sözünü Kutsal Kitap boyunca izleyin.

Keşfet
AraştırmaBabil: Gerçek Kentten Kutsal Kitap Simgesine

Babil duvarları, tapınakları ve sarayları olan gerçek bir Mezopotamya kentiydi. Kutsal Kitap’ta ise sürgün, gurur ve Tanrı’ya karşı örgütlenen dünyanın simgesine dönüştü.

Keşfet
AraştırmaCenaze, Mezar ve Yas: Kutsal Kitap Dünyasında Ölüm

Ağıtçı kadınlardan kaya mezarlarına, kemik kutularından İsa’nın gömülmesine kadar ölümün gündelik düzenini inceliyoruz. Arkeolojinin gösterebildiği ile diriliş iddiasının teolojik anlamını birbirine karıştırmadan.

Keşfet
KonuEvlilik

Evliliği tek bir öğüde indirgemeden yaratılıştan İsa Mesih’in öğretisine ve elçisel mektuplara uzanan bütün içinde ele alın.

Keşfet
Araştırmaİbrahim: Vaat, Göç ve Uzun Bekleyiş

İbrahim imanla yola çıktı; ama korktu, acele etti ve başkalarını yaralayan kararlar verdi. Tanrı’nın vaadi kusursuz bir kahramanın değil, lütufla taşınan bir göçmenin hayatında ilerledi.

Keşfet
AraştırmaKutsal Kitap Dünyasında Evler ve Sofralar

Ev yalnız özel aile alanı değildi; üretim, misafirperverlik, statü ve ilk kilise yaşamının merkeziydi. Sofra da kimin içeride, kimin dışarıda kaldığını görünür kılıyordu.

Keşfet
Tüm Kutsal Kitap Çalışmalarına Dön