Yaratılış 44 — Benyamin’in Yerine
Bu Metin Nasıl Hazırlandı?
Bu çalışma, Türk edebiyatının edebi üslup zenginliğini yansıtan hibrit bir yapay zeka modeli desteğiyle taslaklandırılmış; teolojik doğruluk, bağlamsal derinlik ve editoryal içerik kontrolü Veritas Liberat ekibi tarafından gerçekleştirilerek gerekli düzeltmeler yapılmış ve yayına hazırlanmıştır. Veritas Liberat ekibi hataları ayıklar, teolojik kavramları doğrular, metnin ruhunu işler ve son sözü söyler. Ölçüyü de Veritas Liberat ekibi belirlemez: Ölçüyü Kutsal Kitap belirler. "Yapay zeka bizim için sadece zengin bir çırak, insan ise metne ruhunu veren ustadır."
Kutsal Kitap metni: Yaratılış 44. bölümü okuyun
GİRİŞ
Yaratılış 43, kardeşlerin korkuyla girdikleri Yusuf’un evinde şaşırtıcı biçimde bir sofraya oturmalarıyla bitmişti. Şimon yeniden yanlarına katılmış, paraları yüzünden suçlanmamış, Benyamin de sağ salim Mısır’a ulaşmıştı (Yar. 43:23–34). Üstelik Yusuf, Benyamin’e diğer kardeşlerin beş katı yemek göndermişti. Yıllar önce babalarının Yusuf’u ötekilerden daha çok sevmesi kardeşlerin nefretini büyütmüştü; şimdi aynı aile bir kez daha ayrıcalıklı küçük kardeşin çevresinde sınanmaktadır (Yar. 37:3–4; 43:34).
Yaratılış 44’te sofranın sıcaklığı yerini yeni bir krize bırakır. Yusuf kâhyasına kardeşlerin çuvallarını taşıyabilecekleri kadar tahılla doldurmasını, paralarını geri koymasını ve kendi gümüş kâsesini Benyamin’in çuvalına yerleştirmesini emreder (Yar. 44:1–2). Sabah kardeşler yola çıkar, fakat daha kentten uzaklaşmadan Yusuf’un adamı peşlerinden gönderilir.
Kâse Benyamin’in çuvalında bulunduğunda hikâye tam da eski suçun yeniden tekrarlanabileceği bir noktaya gelir. Kardeşler isterlerse “suçlu” görünen Benyamin’i Mısır’da bırakıp babalarına dönebilirler. Yıllar önce Yusuf’u bir kez bırakmışlardı. Şimdi Rahel’in öteki oğluyla ne yapacakları ortaya çıkacaktır.
Fakat bu kez kardeşler Benyamin’i terk etmez. Giysilerini yırtar, eşeklerini yeniden yükler ve hep birlikte kente dönerler (Yar. 44:13). Ardından Yahuda öne çıkar. Yaratılış 37’de Yusuf’u öldürmek yerine satmayı öneren aynı adam, şimdi Benyamin’in yerine kendisinin köle kalmasını ister (Yar. 37:26–27; 44:33).
Yaratılış 44’ün doruk noktası gümüş kâsenin bulunması değildir. Asıl doruk, Yahuda’nın “Çocuk babasının yanına dönsün, ben onun yerine kalayım” demesidir. Yusuf’un kardeşlerinin değişip değişmediği sorusu artık sözle değil, davranışla cevap bulmaya başlamıştır.
01 — METNİ ANLAYIN
Yusuf son sınamayı bir gümüş kâse üzerinden kuruyor — 44:1–13
Yusuf kâhyasına kardeşlerin çuvallarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldurmasını ve her birinin parasını yine çuvalının ağzına koymasını emreder (Yar. 44:1). Önceki yolculukta da aynı şeyi yapmıştı ve kardeşler paralarını görünce korkuya kapılmışlardı (Yar. 42:25–28). Bu kez para geri konmakla kalmaz; Yusuf’un gümüş kâsesi özellikle Benyamin’in çuvalına yerleştirilir (Yar. 44:2).
Sabah olunca kardeşler eşekleriyle birlikte gönderilirler. Kentten henüz fazla uzaklaşmamışken Yusuf kâhyasına onların peşinden gitmesini ve “İyiliğe neden kötülükle karşılık verdiniz?” diye sormasını söyler (Yar. 44:3–4). Sonra gümüş kâsenin efendisinin içtiği ve fal bakmak için kullandığı kâse olduğunu söylemesini ister (Yar. 44:5).
Bu “fal bakma” dilini Yusuf’un gerçekten Mısır’ın kehanet uygulamalarını benimsediğinin kesin kanıtı gibi kullanmamak gerekir. Yusuf daha önce hem zindanda hem Firavun’un önünde gizli bilgiyi yorumlama yetkisinin Tanrı’ya ait olduğunu açıkça söylemişti (Yar. 40:8; 41:15–16). Yaratılış 44’te ise kâse, kardeşlerin gözünde Mısırlı yönetici kimliğini güçlendiren sınama düzeninin parçasıdır.
Aynı zamanda Kutsal Kitap’ın daha sonraki vahyi falcılık ve kehanet uygulamalarını Tanrı’nın halkı için açıkça yasaklar (Yas. 18:9–14). Bu yüzden ayeti “Yusuf falcılık yapıyordu, demek ki bu yöntem meşrudur” şeklinde kullanmak Kutsal Kitap’ın bütünlüğüyle bağdaşmaz.
Kâhya kardeşlere yetişir ve Yusuf’un sözlerini aktarır. Kardeşler suçlamaya şaşırırlar ve böyle bir şeyi yapmayacaklarını söylerler. Önceki yolculukta çuvallarında buldukları parayı bile Kenan’dan geri getirdiklerini hatırlatarak efendinin evinden gümüş ya da altın çalmalarının düşünülemeyeceğini belirtirler (Yar. 44:6–8).
Kendilerinden o kadar emindirler ki kâse kimde bulunursa o kişinin öldürülmesini, geri kalanların da köle olmasını teklif ederler (Yar. 44:9). Bu söz bir önceki kuşakta Yakup’un Lavan’a söylediği dikkatsiz cümleyi hatırlatır. Yakup da çalınan ev ilahlarının kimde bulunursa onun yaşamamasını söylemiş, oysa Rahel’in gerçekten onları aldığını bilmiyordu (Yar. 31:32). İnsan bilmediği gerçeğin ortasında kendinden emin ağır sözler söyleyebilir.
Kâhya cezayı onların önerdiğinden daha sınırlı biçimde belirler: Kâse kimde bulunursa o kişi Yusuf’un kölesi olacak, diğerleri suçsuz sayılacaktır (Yar. 44:10). Böylece sınama tam merkezine yerleşir. Kardeşler Benyamin’i bırakıp özgürce eve dönebileceklerdir.
Her biri çuvalını yere indirir ve açar. Arama en büyükten başlar, en küçüğe kadar sürer; sonunda kâse Benyamin’in çuvalında bulunur (Yar. 44:11–12). Aramanın yaş sırasına göre yapılması, önceki gün sofrada kardeşlerin doğum sırasına göre oturtulmasını hatırlatır (Yar. 43:33). Kardeşler bir kez daha bu Mısırlı yöneticinin hayatlarının ayrıntılarına olağanüstü biçimde hâkim olduğu bir sahnenin içindedir.
Kâse ortaya çıktığında kardeşler giysilerini yırtarlar, eşeklerini yeniden yükler ve kente geri dönerler (Yar. 44:13). Giysi yırtmak yoğun yas ve sarsıntının Kutsal Kitap’taki yaygın işaretlerinden biridir. Ruben Yusuf’u kuyuda bulamadığında da giysilerini yırtmıştı; Yakup Yusuf’un kanlı giysisini görünce aynı şeyi yapmıştı (Yar. 37:29; 37:34).
Bu kez önemli olan yalnız üzüntüleri değildir. Kâhya onlara geri kalanların özgür olduğunu söylemiştir. Buna rağmen Benyamin’i yalnız bırakmazlar. Yıllar önce Yusuf kuyuda kalırken kardeşleri yemek için oturmuştu; şimdi küçük kardeş tehlikedeyken hep birlikte onunla geri dönerler (Yar. 37:24–25; 44:13).
Değişimin ilk açık kanıtlarından biri budur. Kardeşler henüz her şeyi itiraf etmiş değildir, Yusuf da kimliğini açıklamamıştır; fakat davranışları artık eski olayın bire bir tekrarına izin vermez.
Yahuda suçun ayrıntısını bilmese de Tanrı’nın önünde ailelerinin suçluluğunu kabul ediyor — 44:14–17
Yahuda ve kardeşleri Yusuf’un evine döndüklerinde Yusuf hâlâ oradadır. Hepsi onun önünde yere kapanırlar (Yar. 44:14). Yusuf’un rüyalarındaki eğilme görüntüsü bir kez daha gerçekleşir; bu kez Benyamin de kardeşlerin arasındadır.
Yusuf neden böyle yaptıklarını sorar ve kendi konumundaki bir adamın fal yoluyla gerçeği anlayabileceğini bilip bilmediklerini söyler (Yar. 44:15). Burada da Mısırlı yönetici rolünün dili sürmektedir. Yusuf kâsenin gerçekten nasıl kaybolduğunu elbette biliyordur; onu bizzat koydurtmuştur.
Yahuda karşısında savunma yapacak söz bulamadığını söyler. “Ne diyebiliriz? Kendimizi nasıl temize çıkarabiliriz?” diye sorar ve ardından “Tanrı kullarının suçunu ortaya çıkardı” anlamındaki ağır cümleyi söyler (Yar. 44:16).
Yahuda burada gümüş kâseyi gerçekten çaldıklarını itiraf etmiyor olmalıdır; okuyucu onların bunu yapmadığını bilir. Daha geniş geçmişlerinin suçluluğunu, özellikle Yusuf’a yaptıkları kötülüğü Tanrı’nın önlerinde açığa çıkardığı düşüncesiyle konuşmaktadır. Yaratılış 42’de de kardeşler başlarına gelen sıkıntıyı Yusuf’a yaptıklarıyla ilişkilendirmişlerdi (Yar. 42:21–22).
Suçluluk artık onları yalnız korkutan belirsiz bir duygu değildir; Tanrı’nın önünde adı konulmaya başlamıştır. Yine de gerçek itiraf henüz Yusuf’un yüzüne yapılmamıştır. Bölümün ilerleyen kısmında Yahuda doğrudan geçmiş suçu anlatmak yerine, Benyamin’i korumak için kendisini ortaya koyacaktır.
Yahuda bütün kardeşlerin Yusuf’un kölesi olacağını söyler (Yar. 44:16). Benyamin’in “suçunu” onun üzerine bırakıp ayrılmaz; bütün grubun kaderini kardeşinin kaderiyle birleştirir.
Yusuf ise bunu kabul etmez. Böyle bir şeyi yapmaktan uzak olduğunu söyler; yalnız kâse kimde bulunduysa o kişi köle kalacak, diğerleri babalarına esenlikle dönebilecektir (Yar. 44:17).
Yusuf’un bu sözü sınamanın keskinliğini artırır. Kardeşlere yıllar önce yaptıkları şeyi tekrar etme fırsatı verir: Seçilen küçük kardeşi geride bırakıp babalarının yanına dönmek. Üstelik bu kez görünürde meşru bir mazeretleri vardır; kâse Benyamin’in çuvalında bulunmuştur. Bir sonraki sahnede Yahuda’nın ne kadar değiştiği tam bu noktada ortaya çıkacaktır.
Yahuda konuşurken Benyamin’den çok babasının kırılacak yüreğini anlatıyor — 44:18–32
Yahuda Yusuf’a yaklaşır ve efendisine bir söz söylemesine izin vermesini rica eder. Yusuf’un Firavun kadar güçlü olduğunu kabul ederek öfkesinin kendisine karşı alevlenmemesini ister (Yar. 44:18). Ardından uzun konuşmasına başlar.
Bu konuşma Yaratılış kitabındaki en uzun doğrudan konuşmalardan biridir ve dikkat çekici biçimde yeni bilgi vermekten çok aile hikâyesini Yusuf’un önünde yeniden anlatır. Mısır yöneticisinin babaları ve kardeşleri hakkında nasıl soru sorduğunu, yaşlı bir babaları ve onun yaşlılığında doğmuş küçük bir oğlu bulunduğunu söyler (Yar. 44:19–20).
Yahuda “kardeşi öldü, annesinden yalnız bu çocuk kaldı ve babası onu çok sever” diye konuşur (Yar. 44:20). Yusuf kendi ölüm haberini bir kez daha dinlemektedir. Yahuda karşısındaki yöneticinin o “ölü kardeş” olduğunu bilmez.
Daha da önemlisi, Yahuda babasının Benyamin’i özel sevmesini artık öfke gerekçesi olarak kullanmaz. Yıllar önce Yusuf’un babaları tarafından daha çok sevilmesi kardeşlerin nefretini büyütmüştü (Yar. 37:3–4). Şimdi Yahuda aynı tercih düzenini görüyor, fakat tercih edilen kardeşi ortadan kaldırmak yerine korumaya çalışıyor.
Yahuda Yusuf’a, küçük kardeşi getirmeleri emredildiğinde babalarının buna nasıl karşı çıktığını anlatır. Yakup’un karısı Rahel’den iki oğlunun olduğunu, birinin kendisinden ayrıldığını ve vahşi hayvan tarafından parçalandığını düşündüğünü, bir daha onu görmediğini söylediğini aktarır (Yar. 44:21–28).
Yusuf burada babasının kendi hakkında yıllardır neye inandığını ilk kez bu ayrıntıyla duymaktadır. Kardeşlerinin kanlı giysi düzeni Yakup’u oğlunun vahşi hayvan tarafından öldürüldüğüne ikna etmişti (Yar. 37:31–35). Yahuda şimdi bu yalanın babalarında nasıl bir yara bıraktığını Yusuf’un önünde tarif eder.
Yakup, Benyamin’in de başına bir felaket gelirse yaşlılığında acıyla ölüler diyarına ineceğini söylemiştir (Yar. 44:29). Yahuda konuşmasının geri kalanını tam bu baba-oğul bağı üzerine kurar.
Benyamin yanlarında olmadan eve dönerlerse babalarının yaşamının çocuğun yaşamına bağlı olduğunu, oğlunun bulunmadığını görünce öleceğini söyler (Yar. 44:30–31). Yahuda artık yalnız kendi cezasını veya özgürlüğünü düşünmemektedir. Babasının acısını zihninde taşımaktadır.
Bu değişim küçümsenmemelidir. Yaratılış 37’de kardeşler Yusuf’un giysisini kana bulayıp babalarına gönderdiklerinde Yakup’un yaşayacağı yasın sorumluluğunu üstlenmemişlerdi (Yar. 37:31–35). Şimdi Yahuda, aynı babanın bir kez daha yıkılmasına razı olamayacağını söylemektedir.
Yahuda ayrıca Benyamin için babasına kefil olduğunu hatırlatır. Çocuğu geri getirmezse ömür boyu babasına karşı suçlu sayılacağını söylemiştir (Yar. 44:32; 43:8–9). Yaratılış 43’te verdiği söz şimdi gerçek bedel istemektedir.
İnsan karakterindeki değişim çoğu zaman tam burada sınanır: Verilen söz pahalı hâle geldiğinde. Yahuda’nın “Benyamin’den ben sorumluyum” cümlesi şimdi kölelik ihtimaliyle karşı karşıyadır. Sözünün değeri, bedel geldiğinde ortaya çıkacaktır.
Yahuda sonunda kardeşinin yerine kendisini teklif ediyor — 44:33–34
Yahuda konuşmasının sonunda beklenmedik bir teklif yapar: Benyamin babasının yanına dönsün, kendisi ise onun yerine Yusuf’un kölesi olarak kalsın (Yar. 44:33). “Onun yerine” düşüncesi bu bölümün ahlaki doruk noktasıdır.
Yaratılış 37’de Yahuda Yusuf’u öldürmek yerine köle olarak satmayı önermişti (Yar. 37:26–28). O gün kardeşinin özgürlüğü karşılığında para kazanmıştı. Şimdi başka bir kardeşin özgürlüğü için kendi özgürlüğünü vermeye hazırdır.
Bu, Yahuda’nın geçmiş günahının sihirli biçimde silindiği anlamına gelmez. Yusuf hâlâ satılmıştır, Yakup yıllarca yas tutmuştur ve yaşananlar geri alınamaz. Fakat tövbenin en güçlü işaretlerinden biri, benzer durum yeniden geldiğinde insanın artık farklı davranmasıdır.
Yahuda yalnız “Benyamin suçsuzdur” diyerek hukukî savunma yapmaz. Kâsenin nasıl çuvala girdiğini bilmediği için böyle bir savunmayı kanıtlayamaz. Bunun yerine kendisini kardeşinin yerine koyar. İlişkiyi, babasının acısını ve verdiği sözü kendi özgürlüğünden daha değerli görmeye başlamıştır.
Son cümlesi babasına odaklanır: Çocuk yanında olmadan babasının yanına nasıl dönebileceğini ve babasının başına gelecek kötülüğü nasıl görebileceğini sorar (Yar. 44:34). Bu söz Yaratılış 37’deki Yahuda’yla arasındaki mesafeyi gösterir. O zaman babasının yasını hesaplamamıştı; şimdi babasının acısını görmeye dayanamamaktadır.
Bölüm burada biter. Yusuf henüz “Ben Yusuf’um” demez; ama okuyucu bir sonraki sahnenin kapısında durduğunu hisseder. Yaratılış 45’in ilk ayetinde Yusuf artık kendisini tutamayacaktır (Yar. 45:1). Yahuda’nın sözleri saklı kimliğin açılmasını tetikleyen son damla olur.
Yahuda’nın “onun yerine ben kalayım” sözü Kutsal Kitap’ın daha büyük hikâyesinde de yeniden duyulur. Daha sonra Yakup, krallık asasının Yahuda soyundan ayrılmayacağını söyleyecek; Davut ve sonunda Mesih bu soydan gelecektir (Yar. 49:8–10; Mat. 1:2–6).
Bu, Yahuda’yı her ayrıntısıyla doğrudan Mesih’in tipi ilan etmemizi gerektirmez. Fakat kardeşinin yerine kendisini sunan Yahuda ile birçokları uğruna kendi canını fidye olarak verdiğini söyleyen Mesih arasında Kutsal Kitap’ın bütünü içinde anlamlı bir benzerlik görmek doğaldır (Mar. 10:45). Aradaki fark büyüktür: Yahuda da günahlı ve tövbeye muhtaç bir adamdır; Mesih ise başkalarının günahı için kendisini verir.
Yeni Antlaşma Mesih’in bizim yerimize ölümünü daha açık biçimde anlatır. Pavlus, biz daha günahkârken Mesih’in bizim için öldüğünü söyler (Rom. 5:6–8). Yaratılış 44 kurtuluş öğretisinin tamamını vermese de, “başkasının yerine kendini vermek” düşüncesini aile tarihinin en güçlü dönüşüm anlarından birinde açıkça gösterir.
Yahuda’nın dönüşümü aynı zamanda Tanrı’nın insan karakterini zaman içinde değiştirebildiğine dair büyük bir umut taşır. Yaratılış 37’de kardeşini satan kişiyle Yaratılış 44’te kardeşi için kendisini veren kişi aynı adamdır. Tanrı geçmişi olmamış hâle getirmez; fakat geçmişte günah işlemiş bir insanı gelecekte aynı günahı tekrar etmeye mahkûm da bırakmaz.
Benyamin’in çuvalındaki kâse bu yüzden yalnız bir suçlama aracı değildir. Eski aile düzenini yeniden kuran bir sınamadır: tercih edilen küçük kardeş tehlikede, baba onu kaybetmeye dayanamaz, öteki kardeşler ise özgürce dönebilecek durumdadır. Yıllar önce Yusuf’u geride bıraktılar. Bu kez hiçbiri gitmez ve Yahuda “Benyamin’in yerine ben kalayım” der.
02 — BİRLİKTE ÇALIŞIN
- Kâse Benyamin’in çuvalında bulunduğunda diğer kardeşlerin özgürce eve dönme fırsatı vardır, fakat hep birlikte geri dönerler (Yar. 44:10–14). Gerçek değişim, geçmişte başarısız olduğumuz benzer bir durum tekrarlandığında nasıl görünür hâle gelir?
- Yahuda “Tanrı suçumuzu ortaya çıkardı” derken kâseyi çalmadıklarını okuyucu bilir (Yar. 44:16). Çözümlenmemiş suçluluğun yeni krizleri eski günahların ışığında yorumlamamıza yol açması sizce ne anlama gelir?
- Yahuda uzun konuşmasının büyük bölümünü kendi durumuna değil, babasının Benyamin’i kaybederse yaşayacağı acıya ayırıyor (Yar. 44:18–31). Gerçek tövbenin, yalnız “ben ne kaybettim?” sorusundan “ben başkasına ne yaptım?” sorusuna geçmesi neden önemlidir?
- Yahuda Yaratılış 43’te Benyamin için sorumluluk sözü vermişti; Yaratılış 44’te bu sözün bedeli kendi özgürlüğü hâline geliyor (Yar. 43:8–9; 44:32–33). Sorumluluk, verdiğimiz söz pahalı hâle geldiğinde nasıl sınanır?
- Yahuda “Benyamin’in yerine ben kalayım” diyor (Yar. 44:33). Bu sahne, Mesih’in başkaları uğruna kendisini vermesini düşünürken hangi benzerlikleri ve hangi önemli farkları görmenize yardım ediyor?
03 — HAYATA TAŞIYIN
Değiştiğinizi yalnız sözlerinizle değil, benzer sınavdaki davranışınızla ölçün
Yusuf’un kardeşleri yıllar önce tercih edilen kardeşi kuyuda bırakmıştı. Şimdi Benyamin suçlu gibi göründüğünde onu bırakıp gitmezler (Yar. 37:23–28; 44:10–14).
Geçmişte kıskançlık, korku veya çıkar yüzünden yanlış davrandığınız bir alanı düşünün. Aynı tür durum yeniden geldiğinde artık nasıl davrandığınıza bakın. Tövbenin meyvesi yalnız pişmanlık duygusu değil, yeni bir yöndür.
Başkasının acısını anlamadan tövbeyi tamamlanmış saymayın
Yahuda konuşurken babasının Yusuf’u kaybettikten sonra taşıdığı acıyı uzun uzun anlatır (Yar. 44:27–31). Yıllar önce aynı acının oluşmasına kendisi de katkıda bulunmuştu.
Birine zarar verdiyseniz yalnız kendi suçluluk duygunuzdan kurtulmaya çalışmayın. Uygun olduğu ölçüde yaptığınız şeyin karşı tarafta neye mal olduğunu anlamaya çalışın. Gerçek tövbe yalnız failin rahatlamasına değil, mağdurun gerçeğine de bakar.
Verdiğiniz sözün bedeli çıktığında geri çekilmeyin
Yahuda “Benyamin’den ben sorumluyum” demişti. Şimdi o söz kendisini köleliğe götürebilecek hâle gelir ve yine de sözünün arkasında durur (Yar. 43:8–9; 44:32–33).
Kolay zamanda verilen vaatler karakteri bütünüyle göstermez. Evlilikte, ailede, hizmette ve işte verdiğiniz sözleri bedel yükseldiğinde da hatırlayın. Elbette günaha veya istismara bağlayan yanlış sözler tutulmamalıdır; fakat doğru ve meşru sorumlulukları yalnız pahalı hâle geldikleri için bırakmayın.
Kendi özgürlüğünüzü başkasının güvenliğinden her zaman daha değerli görmeyin
Yahuda Benyamin’in eve dönmesi için kendi özgürlüğünü vermeye hazırdır (Yar. 44:33–34). Bu davranış geçmişteki bencilliğinin ters yönüdür.
Her durumda kendinizi feda etmek sağlıklı veya doğru değildir; özellikle istismar ortamlarında sınır koymak gerekebilir. Fakat sevgi yalnız “ben ne kaybetmem?” sorusuyla yaşayamaz. Bazen başkasının iyiliği için zaman, rahatlık, para veya haklarımızdan vazgeçmek gerekir.
Yerine geçen Mesih’i hatırlayın
Yahuda kusurlu bir adam olarak kardeşinin yerine kendisini teklif eder. Mesih ise günahkârların yerine kendisini verir (Mar. 10:45; Rom. 5:6–8). Hristiyan kurtuluşunun merkezinde bizim Tanrı’ya ödediğimiz bedel değil, Mesih’in bizim için verdiği can vardır.
Bu gerçek fedakârlığınızı değersizleştirmez; doğru yerine koyar. Başkalarına sevgiyle hizmet ederiz ki kurtuluşumuzu satın alalım diye değil, bizim yerimize kendisini veren Mesih tarafından zaten sevilmiş olduğumuz için.
© 2026 Veritas Liberat. Tüm hakları saklıdır.
