Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

Makaleler · MAKALE

Mezmurlar’daki Lanet Dualarıyla Ne Yapacağız?

Bazı Mezmurlar düşmana karşı öylesine sert sözler kullanır ki modern okuyucu irkilir. Mezmur 137 Babil’in çocuklarına yönelik korkunç bir cümleyle biter. Başka Mezmurlar düşmanların yok edilmesini, adlarının silinmesini veya yargılanmasını ister.

Makale · VERITAS LIBERAT

Mezmurlar’daki Lanet Dualarıyla Ne Yapacağız?

Bazı Mezmurlar düşmana karşı öylesine sert sözler kullanır ki modern okuyucu irkilir. Mezmur 137 Babil’in çocuklarına yönelik korkunç bir cümleyle biter. Başka Mezmurlar düşmanların yok edilmesini, adlarının silinmesini veya yargılanmasını ister.

İsa ise “düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin” der.

Bunları nasıl birlikte okuyacağız?

Önce rahatsızlığı gizlemeyelim

Bu metinleri “aslında çok tatlı bir şey söylüyor” diye yumuşatmak dürüst değildir.

Öfke gerçektir. İntikam arzusu gerçektir. Savaş ve sürgün travması gerçektir.

Mezmurlar insan duygusunun sterilize edilmiş dua kitabı değildir.

Mezmur 137 hangi dünyadan geliyor?

Yeruşalim yıkılmış, insanlar öldürülmüş, çocuklar dahil sivil nüfus şiddet görmüş ve halk Babil’e sürülmüştür.

Mezmur 137 bu travmanın içinden konuşur.

Bu bağlam korkunç son cümleyi ahlaken otomatik haklı çıkarmaz; ama onun rahat bir odada yazılmış keyfî nefret olmadığını anlamamıza yardım eder.

Kurbanın öfkesi ile saldırganın şiddeti aynı bağlam değildir.

Dua etmek eyleme geçmekle aynı şey mi?

Lanet Mezmurları önemli bir şey yapar: öfkeyi kişisel öç eylemine çevirmek yerine Tanrı’nın mahkemesine taşır.

Mezmur yazarı “ben bunu yapacağım” demek yerine Tanrı’ya bağırır.

Romalılar 12’nin “öcü kendiniz almayın, Tanrı’nın gazabına yer verin” çağrısıyla burada bir bağ kurulabilir.

Duyguyu Tanrı’ya taşımak, onu insan üzerine boşaltmaktan farklıdır.

İsa düşman sevgisiyle bunları iptal mi etti?

İsa düşman sevgisini radikal biçimde öğretir. Çarmıhta kendisine zulmedenler için bağışlama duası vardır.

Yeni Antlaşma aynı zamanda Tanrı’nın adil yargısını da kaldırmaz. Vahiy 6’da şehitler “ne zamana dek kanımızın öcünü almayacaksın?” diye sorar.

Düşmanı sevmek, kötülüğün sonsuza dek cezasız kalmasını istemek değildir.

Hristiyan kişisel intikamdan vazgeçer ve nihai adaleti Tanrı’ya bırakır.

Bu Mezmurları dua edebilir miyiz?

Doğrudan belirli komşuya “çocuklarını öldür” diye uygulamak Yeni Antlaşma’nın düşman sevgisiyle bağdaşmaz.

Ama bu metinler adalet özlemi için dua dili sağlayabilir.

İnsan ticareti yapan sistemler yıkılsın. Tecavüzcü güçler durdurulsun. Savaş suçları açığa çıksın. Zulmeden imparatorluklar düşsün.

Bu tür dua, kişisel sadist intikamdan farklıdır.

Ruhsal düşmanlara uygulamak yeterli mi?

Bazı Hristiyan yorumlar bütün lanetleri Şeytan ve günaha yöneltir. Bu yararlı kanonik uygulama olabilir; ama Mezmurlar’daki tarihsel insan düşmanlarını silmemelidir.

Metin gerçek zulüm yaşamış toplulukların duasıdır.

Ruhsallaştırma, kurbanın adalet talebini görünmez yapmamalıdır.

Öfke ile günah arasındaki çizgi

Efesliler “öfkelenin ama günah işlemeyin” der.

Öfke her zaman günah değildir. Adaletsizlik karşısında ahlaki öfke doğru olabilir.

Ama öfke kolayca insanlıktan çıkarma, nefret ve kişisel intikama dönüşür.

Lanet Mezmurları bize öfkeyi Tanrı’nın huzuruna getirmeyi öğretirken, İsa düşmanımızın insanlık değerini korumayı öğretir.

Sonuç: bu dualar bizi rahatsız etmeye devam etmeli

Lanet Mezmurları kolay metinler değildir.

Onları atmak, zulüm yaşamış insanların sesini Kutsal Kitap’tan siler. Onları sınırsız kişisel intikam için kullanmak da Mesih’in öğretisini bozar.

En olgun okuma iki gerçeği birlikte tutar:

Kötülük gerçekten yargılanmalıdır.

Ve Hristiyan kendi düşmanını bile sevmeye çağrılır.

Bu gerilim çarmıhta en yoğun hâlini alır: Tanrı günahı yargılar ve günahkârlar için kendini verir.

Mağdurun öfkesini hızlıca susturmak neden yanlış?

Kilise bazen “bağışla” sözünü adalet talebini bastırmak için kullanmıştır. Lanet Mezmurları böyle bir sessizleştirmeye direnebilir.

Tecavüz, savaş veya zulüm yaşamış kişinin “Tanrı, bunu gör ve yargıla” diye bağırması iman eksikliği değildir. Tanrı’nın adaletine başvurudur.

Pastoral bakım önce yaranın gerçekliğini tanımalı; mağduru fail için hemen sıcak duygular üretmeye zorlamamalıdır.

Bu Mezmurlar toplumsal adalet duasına nasıl dönüşebilir?

Kişisel isim avı yerine sömürü sistemlerinin sona ermesi, insan ticaretinin dağılması, savaş suçlarının açığa çıkması, çocuk istismarının durması için dua edebiliriz.

Böyle dua kötülük yapan insanların tövbesini de isteyebilir. Tanrı’nın adaleti ve merhameti birbirini dışlamaz.

Ninova’nın tövbesi yargının ertelenebileceğini gösterir; Vahiy ise tövbesiz kötülüğün sonunda yargılanacağını söyler.

Kutsal Kitap bağlantıları

Kaynaklar ve daha fazla okuma

  • Westminster Theological Seminary, Westminster Confession, Christian liberty and worship: https://wts.edu/wcf
ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Metni antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

BİLGİ AĞI

AraştırmaAsur: Korkunun İmparatorluğu

Asur orduları yalnız kentleri değil, direnme iradesini de hedefledi. Kabartmalar, sürgün politikası ve peygamberlerin sözleri bu korku düzenini nasıl anlatıyor?

Keşfet
AraştırmaBabil: Gerçek Kentten Kutsal Kitap Simgesine

Babil duvarları, tapınakları ve sarayları olan gerçek bir Mezopotamya kentiydi. Kutsal Kitap’ta ise sürgün, gurur ve Tanrı’ya karşı örgütlenen dünyanın simgesine dönüştü.

Keşfet
AraştırmaBabil: Sürgünü Getiren Dünya Gücü

Yeni Babil İmparatorluğu Asur’un küllerinden yükseldi, Yeruşalim’i yıktı ve Yahuda’nın seçkinlerini sürgüne taşıdı. Kısa ömrü Kutsal Kitap tarihini kalıcı biçimde değiştirdi.

Keşfet
AraştırmaBirinci Yüzyılda Düğün Nasıl Olurdu?

‘Kutsal Kitap döneminde düğün tam olarak şöyleydi’ diye anlatılan pek çok ayrıntı geç kaynaklardan gelir. Bildiklerimizi, olasılıkları ve İsa’nın benzetmelerindeki düğün dilini ayırıyoruz.

Keşfet
AraştırmaHizkiya: Duvar, Dua ve Gurur Arasında

Hizkiya putları kıran, kuşatma altında dua eden ve mucizevi biçimde iyileşen kraldır. Ama aynı hayat, korkunun ödünlerini ve başarının ardından gelen gururu da saklamaz.

Keşfet
AraştırmaLakiş: Duvarlarında İmparatorluk Yazılı Kent

Lakiş, Yahuda’nın ikinci büyük kentlerinden biriydi. Asur kuşatma rampası, saray kabartmaları, ostrakalar ve yıkım katmanları bir sınır kentinin tekrar tekrar ezilen hayatını anlatır.

Keşfet