Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

İMPARATORLUKLAR VE TARİHVERITAS ARAŞTIRMA

Büyük İskender’den Sonra: Kutsal Kitap Dünyası Nasıl Değişti?

İskender’in fetihleri kısa sürdü; Grek dili, kent kültürü ve halef krallıklarının çatışması yüzyıllar boyunca devam etti. Septuaginta’dan Hanuka’ya uzanan dünyayı izleyin.

ARAŞTIRMA · KAYNAKLI İNCELEME

Büyük İskender imparatorluğunu uzun süre yönetemedi. MÖ 334’te Asya’ya geçti, Pers İmparatorluğu’nu birkaç büyük savaşla devirdi, Mısır’a ve Hindistan sınırlarına kadar ilerledi; MÖ 323’te Babil’de öldüğünde yaklaşık otuz iki yaşındaydı. Kurduğu siyasi birlik hemen parçalandı. Fakat ardında kalan Grekçe dil, kent kurumları ve kültürel ağ Roma dönemine, hatta Yeni Antlaşma’nın yazıldığı dünyaya kadar yaşadı.

“Helenleşme” yalnız insanların Grek olmaya zorlanması değildir. Dil, eğitim, mimari, spor, isimler, yönetim ve dinî biçimler yerel geleneklerle farklı oranlarda karıştı. Bir Yahudi Grekçe konuşabilir, Grek adı taşıyabilir ve yine de İsrail’in Tanrısı’na sadık olabilir. Başka biri Grek kültü adına tapınak düzenini terk edebilirdi. Dönemin asıl gerilimi “Grek olan her şey kötüdür” kadar basit değildir; hangi uyumun kimliği zenginleştirdiği, hangisinin sadakati sattığı sorusudur.

Pers İmparatorluğu’nu yıkan hızlı sefer

İskender Makedonya Kralı II. Filip’in oğluydu. Babası Grek kentlerini Korint Birliği altında toplamış ve Pers seferini hazırlamıştı. Filip öldürülünce genç İskender tahtı güvenceye aldı ve Hellespont’u geçti. Granikos, İssos ve Gaugamela savaşlarında Pers kuvvetlerini yendi. III. Darius kaçarken öldürüldü; İskender kendisini Pers krallığının varisi olarak da sundu.

İskender’in başarısı yalnız kişisel dehasıyla açıklanamaz. Filip’in geliştirdiği uzun mızraklı falanks, süvari koordinasyonu, kuşatma teknolojisi ve disiplinli ordu temeldi. Pers İmparatorluğu “çürümüş ve savunmasız” değildi; büyük kaynaklara sahipti. İskender hızlı hareket, yerel ittifak ve belirleyici savaşlarla üstün geldi.

Levant kentlerinden bazıları teslim oldu; Sur uzun kuşatma sonrasında ağır yıkım yaşadı. Gazze de direndi ve cezalandırıldı. Zekeriya 9’un kent dizisi ve İskender seferi arasında bağlantı kurulur; metnin tarihsel bağlamı ve peygamberlik ufku konusunda farklı görüşler vardır. Josephus çok daha sonra İskender’in Yeruşalim’i ziyaret edip başkâhin tarafından karşılandığını anlatır. Bu güzel anlatının çağdaş doğrulaması yoktur ve tarihsel ayrıntıları kuşkuyla değerlendirilir.

İskender Mısır’da İskenderiye kentini kurdu; kendi adıyla anılan birçok kentten en kalıcı olanı buydu. Siwa vahasında Amon kâhinine danışması ve Pers saray geleneklerini benimsemesi, yalnız Grek kralı değil evrensel hükümdar görüntüsü kurdu. Makedon askerlerinin bazıları bu dönüşümden rahatsız oldu.

Bir imparatorluk, dört yön

İskender ardında açık bir yetişkin varis bırakmadı. Generalleri—Diadokhoi, “halefler”—on yıllarca savaştı. İmparatorluk tek anda düzgün dört parçaya ayrılmadı; ittifaklar ve sınırlar sürekli değişti. Daniel 8 ve 11’de büyük boynuzun kırılması ve dört yöne çıkan güç imgeleri bu halef dünyasıyla ilişkilendirilir. Dört sayısı tarihsel karmaşıklığı teolojik-sembolik biçimde özetler.

Zamanla başlıca hanedanlar belirginleşti: Mısır’da Ptolemaioslar, Suriye ve geniş doğuda Seleukoslar, Makedonya’da Antigonidler; Anadolu’da başka krallıklar. Yahuda, Mısır ile Suriye arasında kaldığı için Ptolemaios ve Seleukos rekabetinin geçiş bölgesi oldu.

MÖ üçüncü yüzyıl boyunca Yahuda çoğunlukla Ptolemaios yönetimindeydi. Yerel başkâhinlik ve vergi toplama düzeni imparatorlukla aracılık yaptı. MÖ 200 dolaylarında Panion savaşı sonrası III. Antiokhos bölgeyi Seleukos egemenliğine aldı. Başlangıçta Yahudilere bazı ayrıcalıklar verildi; sonraki mali ve siyasi krizler çatışmayı büyüttü.

Daniel 11’in “Güney Kralı” ve “Kuzey Kralı” dili, Ptolemaios ve Seleukos hanedanlarının karmaşık evliliklerini, savaşlarını ve ihanetlerini yoğun biçimde anlatır. Metni yalnız modern gelecek şifresi olarak okumak, ilk okurun gerçek baskı dünyasını kaybettirir.

Grekçe ortak dünya

İskender’in ardından Koine Grekçesi doğu Akdeniz ve Yakın Doğu’da geniş iletişim dili oldu. Yerel diller kaybolmadı; Aramice, İbranice, Mısırca ve başka diller yaşamaya devam etti. İnsanlar çok dilli olabilirdi. Grekçe yönetim, ticaret, edebiyat ve kentler arası iletişimde ortak alan sağladı.

Yeni Antlaşma kitaplarının Grekçe yazılması bu dünyanın sonucudur. İsa ve ilk öğrenciler gündelik hayatta öncelikle Aramice konuşmuş olabilir; İbranice kutsal ve yazınsal kullanım taşıyordu; bölgede Grekçe de mevcuttu. “İsa sadece tek dil konuştu” veya “bütün Celile Grekçeydi” gibi kesinlikler kanıtı aşar.

Grekçe ortak dil Müjde’nin kentler arasında dolaşmasını kolaylaştırdı. Fakat dil tek başına birlik üretmedi. Lehçe, eğitim, statü ve etnik kimlik farkları sürüyordu. Elçilerin İşleri 6’daki “İbranice konuşanlar” ve “Grekçe konuşanlar” ayrımı, Yeruşalim kilisesi içinde bile dil-kültür farkının yardım dağıtımında gerilim oluşturduğunu gösterir.

Septuaginta: Çeviriyle açılan Kutsal Yazılar

Mısır’daki büyük Yahudi diasporası, İbranice Kutsal Yazıları Grekçeye çevirdi. Gelenek, yetmiş veya yetmiş iki çevirmenin Ptolemaios döneminde Tora’yı çevirdiğini anlatan Aristeas Mektubu’yla ilişkilidir. Bu metin tarihsel bilgi ile idealize edilmiş çeviri efsanesini birleştirir. Pentateuk çevirisi genellikle MÖ üçüncü yüzyıla, diğer kitaplar sonraki dönemlere tarihlenir.

“Septuaginta” tek oturumda oluşmuş tek biçimli cilt değildir. Farklı kitaplar farklı çeviri yöntemleri ve dönemler taşır. Bazıları İbraniceye çok yakın, bazıları daha serbesttir. Ester, Yeremya ve Daniel gibi kitaplarda Grekçe metin ile Masoretik İbranice arasında uzunluk ve düzen farkları vardır. Bu farkların bir kısmı farklı İbranice kaynak metne, bir kısmı çeviri ve düzenleme süreçlerine dayanır.

Yeni Antlaşma yazarları Eski Antlaşma’dan alıntı yaparken sık sık Grekçe çeviri biçimlerini kullanır. Bu, ilk kilisenin Kutsal Yazı erişimini genişletir. Çeviri “ikinci sınıf metin” sayılmaz; fakat her çeviri gibi yorum kararları taşır. Septuaginta’nın oluşumu ayrı metin araştırmasının konusudur; Helenistik çağın en kalıcı dinî ürünlerinden biridir.

Gymnasion, kent ve kimlik

Helenistik kent yaşamında polis kurumları, meclis, tiyatro, gymnasion ve eğitim önemliydi. Gymnasion yalnız spor salonu değil, genç erkeklerin beden, edebiyat ve yurttaşlık eğitimi aldığı kurumdu. Çıplak spor ve Grek dinsel-kamusal kültürü Yahudi sünnet ve kutsallık kimliğiyle gerilim doğurabilirdi.

  1. Makkabiler, Yeruşalim’de bazı Yahudilerin gymnasion kurduğunu ve sünnet izlerini gizlemeye çalıştığını anlatır. Bu kitap Protestan kanonunda Eski Antlaşma’ya dahil değildir; tarihsel kaynak olarak büyük değeri vardır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki kanonik yeri farklıdır. Kaynağı kullanırken bu mezhepsel ayrım açık tutulmalıdır.

Helenleşmeyi yalnız dış baskı olarak görmek yetersizdir. Yahudi seçkinlerin bir kısmı Grek kurumlarını statü, ekonomi ve siyasi bağlantı için benimsedi. Başkâhinlik makamı rekabetin içine girdi. Yason ve Menelaos gibi önderler Seleukos kralına ödeme ve siyasi destek üzerinden görev aldı. İç çatışma dış müdahaleyi kolaylaştırdı.

Grek felsefesi ve edebiyatıyla temas da yalnız yozlaşma üretmedi. Bilgelik geleneği yeni kavramlarla konuştu; diasporadaki Yahudiler tek Tanrı inancını Grek dünyasında açıklama yolları geliştirdi. Daha sonra Filon, Musa geleneğini Platoncu ve Stoacı kavramlarla yorumlayacaktı. Kültürel çeviri hem fırsat hem risk taşıdı.

IV. Antiokhos ve tapınak krizi

IV. Antiokhos Epifanes MÖ 175’te Seleukos tahtına çıktı. “Epifanes” tanrının görünümü anlamı taşır; düşmanları ona kelime oyunuyla “Epimanes”, deli, dedi. Mısır seferleri, Roma baskısı, vergi ihtiyacı ve Yeruşalim’deki iç çekişmeler krizi büyüttü.

MÖ 167’de Yahudi uygulamalarına ağır yasaklar getirildi; sünnet, Şabat ve Tora bağlılığı hedef alındı. Tapınakta Zeus’la ilişkili kült kuruldu, domuz kurbanı anlatıları vardır. Daniel’in “yıkıcı iğrençlik” dili ve 1. Makkabiler’in tapınak kirletilmesi anlatısı bu krizle ilişkilidir.

Antiokhos’un amacı Yahudiliği dünya çapında yok etmek miydi, yoksa isyan gördüğü bölgeyi tekleştirmek ve sadakati zorlamak mıydı? Araştırmacılar motivasyonun dinî ideoloji, siyasi kontrol ve yerel işbirlikçilerin etkisi arasındaki oranını tartışır. Sonuçta insanların antlaşma uygulamaları ölüm tehdidiyle karşılaştı. Niyet tartışması zulmün gerçekliğini azaltmaz.

Daniel 7–12 bu dönemin dehşetini canavarlar ve göksel savaş diliyle yorumlar. Krallar kendilerini tanrısal gösterirken metin onları kısa ömürlü boynuzlara dönüştürür. “İnsanoğlu gibi biri” ve kutsalların krallığı, hayvanlaşmış imparatorluğa karşı insanî ve ilahî yönetim umududur.

Makkabi ayaklanması ve Hanuka

Modiinli kâhin Mattathias’ın kraliyet buyruğuna direnişiyle başlayan ayaklanma, oğlu Yahuda Makkabi’nin askerî önderliğinde büyüdü. Gerilla savaşları ve Seleukos iç sorunları sayesinde Yeruşalim geri alındı. MÖ 164’te tapınak temizlenip yeniden adandı. Hanuka, “adanma” bayramı bu olayı anar; Yuhanna 10:22 İsa’nın Tapınağın Adanması Bayramı sırasında Yeruşalim’de olduğunu söyler.

Yağın sekiz gün yettiğine ilişkin ünlü Hanuka geleneği daha sonraki rabbanî kaynaklarda belirginleşir; 1–2. Makkabiler’de aynı biçimde bulunmaz. En erken kaynaklar sekiz günlük kutlamayı tapınağın yeniden adanması ve gecikmiş Çardak Bayramı benzeri sevinçle ilişkilendirir. Geleneksel anlatıyı değersizleştirmeden tarihsel kaynak katmanlarını ayırmak gerekir.

Makkabi başarısı zamanla Hasmon hanedanına dönüştü. Başlangıçta dinî özgürlük için savaşan aile krallık, başkâhinlik ve bölgesel genişleme gücü topladı. Zorla Yahudileştirme ve hanedan çatışmaları yaşandı. Kurtuluş hareketi yeni siyasi iktidarın sorunlarından muaf kalmadı.

Roma MÖ 63’te Pompeius’un Yeruşalim’e girmesiyle Hasmon bağımsızlığını fiilen sona erdirdi. Böylece Helenistik çağın krallıkları Roma düzenine yer açtı; fakat Grek dili ve kültürü yaşamaya devam etti. Yeni Antlaşma dünyası siyasi olarak Roma, kültürel-dilsel olarak derinden Helenistikti.

Yeni Antlaşma’yı değiştiren miras

Yeni Antlaşma’nın Grekçe olması en görünür mirastır. “Mesih” sözcüğü İbranice maşiahın Grekçe christos karşılığıdır. “Kilise” için kullanılan ekklesia, “Müjde” için euangelion, “Rab” için kyrios gibi sözcükler Grek dünyasında farklı çağrışımlar taşırken Kutsal Yazı geleneğiyle yeniden biçimlenir.

Diaspora sinagogları Pavlus’un hizmetinde başlangıç noktaları olur. Grekçe Kutsal Yazıları bilen Yahudiler ve “Tanrı’dan korkan” uluslardan kişiler Müjde’yi duyacak ortak metin alanına sahiptir. Roma yolları kadar Helenistik dil ağı da hareketi kolaylaştırır.

Diriliş öğretisi Grek ruh-beden ayrımlarına meydan okur. Bazı Grek düşünce akımları ruhun bedenden kurtuluşunu önemserken Pavlus bedenin dirilişini ilan eder. Atina’da “diriliş” sözü alay üretir; Korint’te bazıları ölülerin dirilişini reddeder. Müjde Grekçe konuşur, fakat her Grek varsayımına uymaz.

İmparatorluk unvanları da yeni anlam kazanır. “Kurtarıcı”, “Rab”, “Tanrı oğlu” ve “müjde” dili kraliyet ve imparatorluk dünyasında kullanılabiliyordu. Yeni Antlaşma bu kelimeleri İsa’ya verdiğinde yalnız özel maneviyat anlatmaz; nihai egemenliğin Sezar’a değil Mesih’e ait olduğunu söyler.

Ne Helenizm şeytandır ne nötrdür

Helenistik kültürü toptan “putperest yozlaşma” saymak, Tanrı’nın Grekçe çeviri, dil ağı ve düşünsel temas üzerinden açtığı imkânları görmez. Onu nötr ilerleme saymak da tapınak baskısı, seçkinlerin iktidar oyunu ve kültürel üstünlük iddiasını saklar.

Kutsal Kitap halkı bu dünyada seçerek yaşadı. Grekçe konuştu, Grekçe yazdı, bazı eğitim ve kent biçimlerini kullandı; putlara tapınmayı, kralın tanrısal iddiasını ve antlaşma kimliğini yok eden baskıyı reddetti. Kültürel sadakat ne saf izolasyon ne sınırsız uyumdur.

İskender’in kişisel imparatorluğu on üç yıl içinde kuruldu ve ölümünden sonra parçalandı. Fakat açtığı dünya, İsa’nın doğumundan üç yüzyıl sonra hâlâ oradaydı. Tarihin ironisi şudur: Dünyayı kendi adıyla birleştirmek isteyen kralın dili, sonunda çarmıha gerilmiş Yahudi Mesih’in haberini uluslara taşımak için kullanıldı.

Yahudi dünyası tek tepki vermedi

Helenistik kültüre Yahudi tepkisi “sadıklar reddetti, dönekler kabul etti” kadar basit değildi. Grekçe konuşmak, gymnasiona katılmak, Grek ad taşımak, felsefî kavram kullanmak ve putlara kurban sunmak aynı düzeyde eylemler değildir. Bir kişi Grekçe eğitim alıp İsrail’in Tanrısı’na sadık kalabilir; başka biri siyasî yükseliş için tapınak düzenini satabilirdi.

İskenderiyeli Yahudi düşünür Filon, Tevrat’ı Platoncu ve Stoacı kavramlarla yorumladı. Kendisini daha az Yahudi saymadı; Musa’nın bilgeliğinin evrenselliğini savundu. Bilgelik kitabı ve 4. Makkabiler gibi eserler Grekçe retorik ve felsefeyi Yahudi imanını anlatmak için kullanır. Kültürel dil, içeriği otomatik belirlemez.

Hasmoni önderleri Seleukos baskısına karşı savaşarak tapınağı arındırdı, ardından kendi hanedan güçlerini genişletti. Başrahiplik ile krallığı birleştirmeleri ve zorla toprak genişletmeleri yeni sorunlar üretti. Kurtuluş hareketi iktidara geldiğinde eleştirdiği egemenlik biçimlerini tekrar edebilir. Yeni Antlaşma çağındaki Ferisi, Saduki ve başka gruplar bu Hasmoni mirasının içinden doğdu.

Daniel kitabındaki imparatorluk görüşü

Daniel 8’de teke ile koç görüntüsü açıkça Grek ve Med-Pers krallıklarıyla yorumlanır; büyük boynuz kırılır ve dört boynuz çıkar. Bu, İskender’in hızlı yükselişi ve ardından halef krallıklarıyla güçlü biçimde ilişkilendirilir. Küçük boynuzun tapınağa saldırısı IV. Antiokhos’un zulmünü çağrıştırır.

Daniel’in tarihlendirilmesi tartışmalıdır. Eleştirel yaklaşım ayrıntılı Antiokhos anlatısını MÖ 160’lar krizinde yazılmış geriye dönük peygamberlik olarak görür; geleneksel yaklaşım ana görümleri altıncı yüzyıl Daniel’ine bağlar ve gerçek öngörü sayar. Dil, el yazması tarihi, kitabın farklı bölümleri ve son olayların doğruluğu tartışmada kullanılır. Her iki yaklaşımın varsayımları açıkça belirtilmelidir.

Kitabın teolojik iddiası tarihlendirme tartışmasından daha geniştir: Canavar imparatorluklar yükselir, kutsallara savaş açar ve kendilerini göğe büyütür; sonunda egemenlik “İnsanoğlu gibi biri”ne ve Yüceler Yücesi’nin halkına verilir. İsa “İnsanoğlu” dilini kullanırken bu hüküm ve krallık umudunu kendi hizmetine taşır.

İskender’in imparatorluğu birkaç yılda kıtaları aştı, fakat kendisi otuz iki yaşında öldü ve hanedanı parçalandı. Grekçe dili yüzyıllarca kaldı; krallığın siyasî birliği kalmadı. Kutsal Kitap bu karşıtlığı tarih dersi olarak değil tapınma sorusu olarak sunar: İnsan krallığı ne kadar hızlı ve parlak olursa olsun, son sözü söyleyen Tanrı’nın egemenliğidir.

İZLENEBİLİR KAYNAK

Kaynaklar ve daha fazla okuma

  1. Birincil kaynak
    Peter Green, *Alexander to Actium: The Historical Evolution of the Hellenistic Age*, University of California Press, 1990

    Peter Green

  2. Birincil kaynak
    John J. Collins, *Between Athens and Jerusalem*, Eerdmans, 2000

    John J. Collins

  3. Birincil kaynak
    Victor Tcherikover, *Hellenistic Civilization and the Jews*, Jewish Publication Society, 1959

    Victor Tcherikover

  4. Birincil kaynak
    Lester L. Grabbe, *A History of the Jews and Judaism in the Second Temple Period*, cilt 2, T&T Clark, 2008

    Lester L. Grabbe

  5. Kurumsal
    Birincil kaynak koleksiyonu:

    perseus.tufts.edu

    Perseus Digital Library, Arrian and ancient Alexander sources.
ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Araştırmayı antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

BİLGİ AĞI

Kutsal Kitap ÇalışmasıElçilerin İşleri 13 — Antakya’dan Uluslara

Elçilerin İşleri’nin ilk on iki bölümü ağırlıklı olarak Yeruşalim, Yahudiye ve Samiriye çevresinde ilerledi. On üçüncü bölümde anlatının merkezi belirgin biçimde…

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıVahiy 11 — Tapınak, İki Tanık ve Yedinci Borazan

Vahiy 11, ölçülen tapınak, ayaklar altında çiğnenen kutsal kent, iki tanık, dipsiz derinlikten çıkan canavar ve sonunda yedinci borazanla Tanrı’nın Egemenliği’nin…

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıYuhanna 8 — Gerçek Sizi Özgür Kılacak

Yuhanna 8, suçlanan bir kadının orta yere çıkarılmasıyla başlar ve İsa’yı taşlamak için yerden taş alınmasıyla sona erer. İlk sahnede insanlar bir başkasının günahını…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması1. Korintliler 11 — Sofrada Kardeşini Bekle

1. Korintliler 11 iki zor ve çok tartışılmış alanı yan yana getirir: kadınların ve erkeklerin toplu ibadette başlarını örtmesi/örtmemesi ve Rab'bin Sofrası'ndaki ağır…

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıMatta 26 — Dökülen Yağ, Antlaşma Sofrası ve İhanet Gecesi

Matta 26 başladığında İsa artık öğrencilerine çarmıhın uzak bir ihtimalinden söz etmez. Fısıh Bayramı’nın iki gün sonra olduğunu ve İnsanoğlu’nun çarmıha gerilmek üzere…

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıYuhanna 6 — Yaşam Ekmeği

Yuhanna 6 büyük bir kalabalığın doyurulmasıyla başlar, birçok öğrencinin İsa’yı bırakmasıyla sona erer. İnsanlar ekmek yer, O’nu kral yapmak ister ve ertesi gün yeniden…

Keşfet