Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

METİNLER VE EL YAZMALARIVERITAS ARAŞTIRMA

P46 — Pavlus Mektuplarının Erken Bir Koleksiyonu

Kategori: Metinler ve El Yazmaları Slug: p46pavlusmektuplarininerkenbirkoleksiyonu Kısa açıklama: P46, Pavlus’a bağlanan mektupların büyük bölümünü tek bir papirüs kodekste bir araya getiren en eski tanıklardan biridir. Fakat kodeksin bugün eksik olan başlangıç ve son yaprakları, hangi mektupların başlangıçta bulunduğu ve İbraniler’in bu koleksiyondaki yeri konusunda dikkatli konuşmayı gerektirir.

ARAŞTIRMA · KAYNAKLI İNCELEME

P46 — Pavlus Mektuplarının Erken Bir Koleksiyonu

Kategori: Metinler ve El Yazmaları Slug: p46-pavlus-mektuplarinin-erken-bir-koleksiyonu Kısa açıklama: P46, Pavlus’a bağlanan mektupların büyük bölümünü tek bir papirüs kodekste bir araya getiren en eski tanıklardan biridir. Fakat kodeksin bugün eksik olan başlangıç ve son yaprakları, hangi mektupların başlangıçta bulunduğu ve İbraniler’in bu koleksiyondaki yeri konusunda dikkatli konuşmayı gerektirir.

Bugün Pavlus’un mektuplarını Yeni Antlaşma içinde peş peşe görmek olağandır. Romalılar’dan Filimon’a uzanan diziyi tek bir “Pavlus mektupları” bölümü olarak okuruz. Birinci ve ikinci yüzyılın ilk Hristiyanları için ise bu düzen baştan beri verilmiş değildi. Mektuplar belirli topluluklara ve kişilere yazılmış, farklı kentlerde okunmuş, kopyalanmış ve zamanla bir araya getirilmişti. P46’nın asıl önemi burada ortaya çıkar: elimizde, Pavlus’a bağlanan mektupların büyük bir kısmını tek bir kodeks içinde toplayan çok erken bir maddi tanık vardır.

P46 çoğu zaman “Pavlus’un mektuplarının en eski kitabı” diye kısaltılır. Bu ifade yön gösterici olsa da birkaç önemli ayrımı saklayabilir. Kodeks bugün tam değildir; hangi yaprakların kaybolduğu, başlangıçta hangi mektupların bulunduğu ve özellikle Pastoral Mektuplar’ın yer alıp almadığı tartışmalıdır. Dahası, P46’nın İbraniler’i Romalılar’dan hemen sonra yerleştirmesi, modern okurun alışık olduğu diziden farklıdır. Bu küçük ayrıntılar, erken Hristiyanların metinleri yalnız kopyalamadığını, aynı zamanda onları bir koleksiyon olarak düzenlemeye başladığını gösterir.

Tek tomar değil, tek kodeks: fiziksel nesne bize ne söylüyor?

P46 papirüs yapraklarından oluşan bir kodekstir. Günümüze seksen altı yaprak ulaşmıştır; bunların otuzu University of Michigan’da, elli altısı Dublin’deki Chester Beatty koleksiyonundadır. Michigan’ın dijital sergisi, kodeksin başlangıçta 104 yapraktan oluşmuş olması gerektiğini belirtir. Bu fiziksel yeniden kurma yalnız sayfa sayısı bilgisi değildir; erken bir Hristiyan topluluğun oldukça uzun bir mektup koleksiyonunu tek cilt hâlinde planladığını gösterir.

Korunan yaprakların büyük bir forma içinde eşleşmesi, kitabın hazırlanışında alan hesabının önemini gösterir; bütün kayıp yaprakların aynı formaya ait olduğunu kesinleştirmek ise ayrı bir varsayımdır. Yazıcı yalnız önündeki metni satır satır çoğaltmıyor, elindeki malzemenin yetip yetmeyeceğini de yönetiyordu. P46’nın son bölümlerinde yazının sıkışması bu nedenle önemlidir. Yazıcı ilerledikçe daha fazla metni kalan alana sığdırmaya çalışmış görünür. Bu gözlem, kayıp son yapraklarda hangi mektupların bulunabileceği tartışmasını doğrudan etkiler.

Bugün korunan metin Romalılar’ın ortalarından başlar ve şu kitapların büyük bölümlerini içerir: Romalılar, İbraniler, 1. Korintliler, 2. Korintliler, Efesliler, Galatyalılar, Filipililer, Koloseliler ve 1. Selanikliler. Son korunmuş sayfa 1. Selanikliler’in sonunda biter. Başlangıçtaki ve sondaki yapraklar kaybolduğu için kodeksin tam içeriği yalnız mevcut sayfalara bakılarak listelenemez.

Bu nokta popüler anlatılarda kolayca kaybolur. “P46’da Pastoral Mektuplar yok” demek, “korunan yapraklarda Pastoral Mektuplar yok” demekten daha güçlü bir iddiadır. Jeremy Duff, yazıcının son bölümde metni belirgin biçimde sıkıştırmasını yeniden inceleyerek, kodeksin başlangıçta 1–2 Timoteos ve Titus gibi mektupları da içermesinin fiziksel olarak imkânsız olmadığını savunmuştur. Bu görüş herkes tarafından kabul edilmiş değildir; fakat önemli olan, eksik son yaprakların içeriğini kesin biliyormuş gibi konuşmamaktır.

P46’nın bugün eksik oluşu, araştırmacıların tamamen tahmin yürüttüğü anlamına gelmez. Antik kodekslerde sayfa numaraları, yaprakların fiziksel eşleşmeleri ve aynı yaprağın ön–arka yüzünde hangi metnin bulunduğu, kayıp bölümlerin yaklaşık yerini hesaplamak için kullanılabilir. Chester Beatty’nin ilk editörü Frederic Kenyon’un eline geçen bazı yapraklar hâlâ birbirine bağlı çiftler hâlindeydi. Katlanmış yaprakların karşılıklı sayfalarında farklı mektupların bulunması, korunan kısmın forma düzeninin kurulmasına yardım etti. Michigan’a daha sonra ulaşan otuz yaprak da bu fiziksel resmi tamamladı. Jeremy Duff’ın uyarısı yerindedir: mevcut yaprakların eşleşmesi, korunmamış bütün cildin tek formadan oluştuğunu kendi başına kanıtlamaz.

Korunan sayfa numaraları, kodeksin yaklaşık 104 yapraklık bir planla üretildiğini düşündürür. Bugün 86 yaprak elimizdedir; dolayısıyla yalnız birkaç rastgele parça değil, cildin büyük bölümü korunmuştur. Yine de dış yapraklar kayıptır ve bu tam da başlangıç ile sonun en çok zarar görebileceği yerdir. Romalılar’ın başlangıcının eksik olması ve 1. Selanikliler’den sonraki sayfaların kaybolması, “ilk kitap neydi?” ve “sonda hangi mektuplar vardı?” sorularını fiziksel olarak açık bırakır.

Yazıcının davranışı bu yeniden kurmada ikinci bir ipucu sağlar. Kodeksin ilerleyen kısmında satırlar daha sıkı hâle gelir; harfler ve boşluklar küçülür, sayfaya daha fazla metin sığdırılır. Bu, yazıcının başlangıçta ne kadar alana ihtiyaç duyacağını tam hesaplayamamış olabileceğini düşündürür. Jeremy Duff’ın Pastoral Mektuplar tartışmasındaki önemli noktası budur: eğer yazıcı sona yaklaştıkça alanı bilinçli olarak sıkıştırıyorsa, kayıp son yapraklarda yalnız 2. Selanikliler’in bulunduğunu ve Pastoral Mektuplar’a kesinlikle yer olmadığını söylemek fazla kesin olabilir. Fiziksel kodeks hesabı güçlü kanıt sağlar, fakat kayıp sayfaların metnini doğrudan görmenin yerini tutmaz.

Bu durum aynı zamanda eski kitapların neden yalnız “metin taşıyıcısı” olarak görülmemesi gerektiğini gösterir. Yaprak boyutu, forma düzeni, sayfa numarası, satır sıkışması ve boş bırakılan alanlar, yazıcının planını ve sorunlarını kaydeden sessiz verilerdir. Metin eleştirmeni yalnız kelimeleri değil, kelimelerin üzerinde durduğu nesneyi de okur. P46’da kanon ve koleksiyon tartışmasının bir kısmı tam da bu yüzden papirüs liflerinin, sayfa eşleşmelerinin ve yazıcının alan hesabının içine yerleşmiştir.

P46’daki mektuplar birbirine yalnız cilt ipliğiyle bağlanmış değildir. Korunan başlıklarda tekrar eden düzen de okuyucuya bunların aynı türden bir koleksiyon oluşturduğunu söyler. Garrick Allen’ın erken Yeni Antlaşma papirüslerindeki başlıklar üzerine çalışması, P46’da alıcıyı belirten pros + yer/alıcı biçiminin büyük ölçüde tutarlı kullanıldığını gösterir. Başlık çevresindeki boşluklar, yatay çizgiler ve diğer görsel ayırıcılar bir mektubun bittiğini, yenisinin başladığını açıkça işaretler.

Bu görünüşte küçük düzenleme, mektupların kullanım tarihinde önemlidir. Pavlus’un Roma’ya yazdığı metin ilk bağlamında Romalı imanlılara yönelmiş gerçek bir mektuptur; Korint mektupları başka bir kriz dünyasına aittir. Fakat aynı kodeks içinde peş peşe okunduklarında her metin kendi alıcısını korurken daha büyük bir “Pavlus mektupları” bütününün parçası hâline gelir. Başlıklar hem sınır çizer hem koleksiyon kimliği üretir. Böylece bir zamanlar farklı kentlerde dolaşan yazışmalar, fiziksel kitap düzeni sayesinde birbirini yorumlayan ve birlikte saklanan bir metinler kümesine dönüşür.

Buradan yine fazla ileri gidilmemelidir. Düzenli başlıkların bulunması, P46’yı hazırlayan topluluğun Pavlus’a atfedilen her metin hakkında bugünkü akademik yazarlık tartışmalarında hangi görüşü benimsediğini söylemez. Aynı şekilde kodeksin içindeki sıra, bütün Hristiyan toplulukların aynı sıralamayı kullandığını göstermez. Fakat bir şeyi güçlü biçimde gösterir: P46 hazırlanırken bu mektuplar artık yalnız dağınık belgeler değildi; kitap üreticisi ve okuyucu onları ortak bir koleksiyon mantığı içinde görüyordu.

Mektupların sırası neden şaşırtıcıdır?

Modern Yeni Antlaşma’da İbraniler genellikle Pavlus’un adıyla taşıdığı mektupların ardından ayrı bir yerde görülür. P46’da ise sıra farklıdır: Romalılar’dan sonra İbraniler gelir, ardından 1–2 Korintliler ve diğer mektuplar devam eder. Bu yerleşim erken Hristiyan kitap kültürünün henüz bugünkü standart dizilişe sabitlenmediğini gösterir.

İbraniler’in P46 içindeki konumu, “P46 kesin olarak Pavlus’un İbraniler’i yazdığını kanıtlar” demek değildir. Kodekste bulunmak, eserin yazarlığı hakkında doğrudan imza oluşturmaz. Erken kilisede İbraniler’in Pavlus’la ilişkisi uzun süre tartışılmış, farklı bölgeler eseri farklı biçimlerde değerlendirmiştir. Buna rağmen P46, İbraniler’in çok erken bir aşamada Pavlus mektuplarının bulunduğu bir koleksiyon içine alınabildiğini açık biçimde gösterir.

Kitap sırası aynı zamanda okuyucunun metinler arasındaki ilişkiyi algılamasını etkileyebilir. Ayrı kentlerde dolaşan mektuplar bir kodeks içinde art arda konduğunda artık yalnız Roma’ya, Korint’e veya Galatya’ya gönderilmiş yerel yazışmalar değildir; birlikte okunabilen bir külliyat hâline gelirler. Son araştırmalar P46’daki başlıkların da bu birlik hissine katkıda bulunduğunu gösterir. Mektupların başlıklarında alıcıyı belirten tutarlı bir biçim kullanılması, farklı yazıları tek bir koleksiyon içinde hem ayırır hem birbirine bağlar.

Bu fiziksel düzen teolojik kanonu tek başına belirlemez, fakat kanon tarihinin maddi tarafını görünür kılar. “Pavlus’un mektupları” dediğimiz şey yalnız sonraki kilise listelerinde ortaya çıkan soyut bir kategori değildir. P46 gibi kodeksler, mektupların erken dönemde birlikte kopyalandığını ve birlikte okunacak bir bütün olarak görülmeye başladığını gösterir.

P46 ne kadar eski ve tarihini nasıl biliyoruz?

P46’nın tarihi de P52 gibi üzerinde yazılı bir yıl sayesinde bilinmez. Yazı eli ve kitap yapısı paleografik karşılaştırmalarla değerlendirilir. Yaklaşık MS 200 veya üçüncü yüzyıl tarihleri yaygın olsa da daha geç tarihler de önerilmiştir. Bu yüzden kodeksi tek bir yıla sabitlemek mümkün değildir.

University of Michigan’ın tanıtımı yazı eline ikinci yüzyıl sonundan dördüncü yüzyıla uzanabilen geniş bir aralık verir. 2025’te New Testament Studies dergisinde yayımlanan paleografi değerlendirmesi de üçüncü veya dördüncü yüzyıl tarihlemesinin kullanıldığını hatırlatır. Bu farklılık, kodeksin önemini azaltmaz; yalnız paleografinin tek başına bir takvim yılı üretmediğini ve erken tarih seçiminin gerekçelendirilmesi gerektiğini gösterir.

P46’nın tarihi hangi makul aralığa yerleştirilirse yerleştirilsin, Pavlus mektuplarının antik çağdaki koleksiyonlaşması için olağanüstü önemli kalır. Dördüncü yüzyılın büyük parşömen kodeksleriyle karşılaştırılabilen, papirüs üzerinde hazırlanmış oldukça geniş bir Pavlus koleksiyonu elimizdedir. Yaygın erken tarihlendirme kabul edilirse P46 bu kodekslerden öncedir; daha geniş aralık benimsenirse kronolojik mesafe azalır. Her durumda mektupların uzun süre birbirinden tamamen kopuk yaşadığı fikriyle uyuşmaz.

Ancak buradan “Pavlus’un bütün mektupları yazıldığı anda tek ciltte toplandı” sonucu da çıkmaz. P46 bize koleksiyonlaşmanın bir aşamasını gösterir; başlangıç noktasını göstermez. Mektupların hangi tarihte ilk kez bir araya getirildiği, hangi toplulukların bu sürece katkıda bulunduğu ve farklı bölgelerde kaç ayrı koleksiyon biçiminin dolaştığı daha geniş tarihsel sorulardır.

Metin aktarımı açısından neden bu kadar değerlidir?

P46 yalnız hangi kitapların yan yana geldiğini gösteren bir koleksiyon değildir; Pavlus metninin erken tarihine ait çok geniş bir metin tanığıdır. Codex Vaticanus ve Codex Sinaiticus ile karşılaştırılması, araştırmacılara farklı üretim ortamlarındaki mektup kopyalarını yan yana okuma fırsatı verir. Eğer yaygın erken tarihleme yerindeyse daha eski bir katman da görünür; bununla birlikte bir varyantın erken papirüste bulunması onu otomatik olarak “orijinal” yapmaz.

Kodeks aynı zamanda yazıcının çalışma biçimini görmemize izin verir. Düzeltmeler, satır hesapları, başlıklar ve metnin sayfaya yerleştirilmesi, erken Hristiyan kitap üretiminin insan emeği olduğunu hatırlatır. Yazıcı hata yapabilir, geri dönebilir, bir kelimeyi düzeltebilir veya boşluğu yönetmek için yazısını sıkıştırabilir. Metin aktarımının güvenilirliğini anlamak için bu insan emeğini gizlemek yerine incelemek gerekir.

P46’daki düzeltmeler “metin kontrolsüzce değişiyordu” sonucunu da doğurmaz. Tam tersine, bir düzeltmenin görünür olması bize yazıcının veya sonraki okuyucunun metni kontrol ettiğini gösterir. Metin eleştirisi tek bir el yazmasını mutlak ölçü kabul etmez; P46, Vaticanus, Sinaiticus, daha geç Grekçe tanıklar, eski çeviriler ve erken Hristiyan alıntıları birlikte karşılaştırılır. Güven, “hiç fark yok” iddiasına değil, farklı tanıkların karşılaştırılabilir biçimde elimizde olmasına dayanır.

Bu yüzden P46’nın değeri apologetik bir sloganla tüketilmemelidir. “Bakın, Pavlus metni hiç değişmedi” demek kadar “P46 farklı okumalar taşıyor, demek metin güvenilmez” demek de aşırıdır. Gerçek tablo daha ilginçtir: aynı mektupların çok eski bir koleksiyonu elimizdedir; bu koleksiyonda hem modern metinle büyük ölçüde tanınabilir süreklilik hem de metin eleştirisinin değerlendirdiği gerçek varyantlar vardır.

P46 bize kanon hakkında ne söyler, ne söylemez?

P46 erken bir Pavlus koleksiyonunun varlığını güçlü biçimde gösterir. Mektupların başlıkları, belirli bir sıra içinde ciltlenmesi ve İbraniler’in koleksiyona alınması, bu eserlerin sıradan arşiv belgeleri gibi değil, birlikte korunmaya değer metinler olarak görüldüğünü düşündürür. Bu, Yeni Antlaşma kanonunun oluşum tarihini anlamak için somut bir veridir.

Fakat P46 tek başına “Yeni Antlaşma kanonu artık tamamlanmıştı” sonucunu vermez. Kodeks Müjdeleri, Elçilerin İşleri’ni, Genel Mektupları ve Vahiy’i içermez. Bunun nedeni bu kitapların reddedilmiş olması olmak zorunda değildir; P46 belirli bir mektup koleksiyonu olarak tasarlanmış olabilir. Bir kodeksin içeriği ile bir topluluğun tanıdığı bütün yetkili kitapların listesi aynı şey değildir.

Aynı nedenle, kayıp son yapraklardan hareketle Pastoral Mektuplar hakkında kesin kanon sonucu çıkarmak risklidir. Eğer bu mektuplar başlangıçta kodekste yoksa, bunun nedeni koleksiyonun farklı bir sınırı olabilir; eğer kayıp yapraklarda vardılarsa, mevcut eksiklik bizi yanıltabilir. Fiziksel yeniden kurma, yazıcının satır sıkıştırması ve yaprak hesapları bu tartışmada önemlidir, fakat kayıp sayfaları gözümüzle görmediğimiz gerçeğini değiştirmez.

P46’nın daha sağlam söylediği şey şudur: ikinci–üçüncü yüzyıl Hristiyan kitap dünyasında Pavlus’a bağlanan mektupların önemli bir bölümü artık tek bir kodekste okunabiliyordu. Mektuplar coğrafi olarak dağınık yazışmalar olmaktan çıkıp belirgin bir koleksiyon kimliği kazanmıştı. Bu, sonraki Yeni Antlaşma düzenine giden yolun önemli bir aşamasıdır.

P46’nın en etkileyici yanı gösterişli bir keşif nesnesi olmaması olabilir. Üzerinde “Yeni Antlaşma kanonu burada oluştu” yazmaz. Bir kilise konseyinin tutanağı değildir. Yalnızca papirüs yaprakları, başlıklar, sayfa numaraları, düzeltmeler ve mektuplardır. Fakat tam da bu sıradan kitap özellikleri erken Hristiyanların metinleri nasıl kullandığı hakkında güçlü biçimde konuşur.

Bir zamanlar Roma, Korint, Galatya, Filipi ve başka yerlere gönderilmiş yazılar, P46’da aynı fiziksel nesnenin içinde karşı karşıya gelir. Okuyucu artık bir tek mektubu değil, Pavlus adı çevresinde düzenlenmiş bir mektuplar dünyasını elinde tutar. İbraniler’in beklenmedik konumu, kayıp son yaprakların belirsizliği ve yazıcının sıkışan alanla mücadelesi bu tarihi daha da canlı kılar.

Bu nedenle P46’yı değerlendirirken en doğru soru “Bu kodeks bugünkü Yeni Antlaşma’yı eksiksiz kanıtlıyor mu?” değildir. Daha verimli soru şudur: “Pavlus’un mektupları ne kadar erken dönemde birlikte kopyalanmaya ve birlikte okunmaya başladı?” P46 bu soruya güçlü bir maddi cevap verir. Bütün ayrıntıları çözmez; fakat erken Hristiyanların mektupları yalnız saklamadığını, onları bir koleksiyon hâline getirdiğini gözümüzün önüne koyar.

Kaynaklar ve daha fazla okuma

  • University of Michigan Library, Greek Papyri / P46: https://apps.lib.umich.edu/online-exhibits/exhibits/show/sacred-hands/greek-papyri
  • University of Michigan Library, From Papyri to King James (P46 collection history and leaves): https://deepblue.lib.umich.edu/bitstream/handle/2027.42/120252/From_papyri_to_King_James_08-09.pdf
  • Chester Beatty, Frederic G. Kenyon, The Chester Beatty Biblical Papyri, Fasciculus III — Pauline Epistles: https://chesterbeatty.ie/assets/uploads/2018/11/Biblical-Papyri-Descriptions-and-Texts-of-Twelve-Manuscripts-on-Papyrus-of-the-Greek-Bible-III-Text-Opt_Part1.pdf
  • Garrick V. Allen, “Titles in the New Testament Papyri,” New Testament Studies 68/1: https://www.cambridge.org/core/journals/new-testament-studies/article/titles-in-the-new-testament-papyri/4ADE3BD7541916BEA44E4E2067AE66A7
  • Jeremy Duff, “P46 and the Pastorals: A Misleading Consensus?”, New Testament Studies 44/4: https://www.cambridge.org/core/journals/new-testament-studies/article/abs/46-and-the-pastorals-a-misleading-consensus/E75773B82A3DC25CE2937B48B518E08E
  • Garrick V. Allen, “Studies of Shapes: Subjectivity in Palaeography and Understanding,” New Testament Studies 71/2 (2025) — P46 tarih aralığına dair güncel değerlendirme: https://www.cambridge.org/core/journals/new-testament-studies/article/studies-of-shapes-subjectivity-in-palaeography-and-understanding/4B2DC8D39A5AC09C6F14F4527B75DC7C
  • “Papyrus 32 (Titus) as a Multi-text Codex: A New Reconstruction,” New Testament Studies 59/2: https://www.cambridge.org/core/journals/new-testament-studies/article/papyrus-32-titus-as-a-multitext-codex-a-new-reconstruction/A323F29FD2839730ECB39B70801610AE
ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Araştırmayı antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

BİLGİ AĞI

Kutsal Kitap ÇalışmasıElçilerin İşleri 20 — Veda Eden Çobanın Sözleri

Efes’teki kargaşadan sonra Pavlus öğrencileri çağırır, onları cesaretlendirir ve Makedonya’ya doğru yola çıkar. Elçilerin İşleri 20 hareketli bir seyahat bölümü gibi…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması1. Korintliler 4 — Elçiler Gösteri Değil Hizmetkâr

Korint'teki hizip sorunu 4. bölümde son kez ele alınır. Pavlus artık “Bizi nasıl görmelisiniz?” sorusuna doğrudan cevap verir: “Mesih'in hizmetkârları ve Tanrı'nın…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması1. Selanikliler 2 — Hizmetin Yüreği

1. Selanikliler 2, Pavlus’un hizmet karakterini en açık anlattığı bölümlerden biridir. Selanik’te kısa süre kalmış, ardından hızla ayrılmak zorunda kalmıştır. Böyle bir…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması1. Timoteos 6 — Tanrı’ya Bağlılık, Para ve İyi Savaş

1. Timoteos’un son bölümü köle–efendi ilişkisiyle başlar, sahte öğretmenlerin karakterini ve para sevgisini teşhis eder, ardından “Tanrı’ya bağlılık ve yetinme”nin…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması2. Korintliler 2 — Affetmenin Amacı

İkinci bölüm, kilise disiplininin ve affetmenin aynı Müjde içinde nasıl buluştuğunu gösterir. Pavlus Korint’e yeniden acı verecek bir ziyaret yapmak istememiştir.…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması2. Korintliler 3 — Ruh’un Yazdığı Mektup

Pavlus’un elçilik hizmeti Korint’te sorgulanmıştır. Bazı kişiler tavsiye mektupları, görünür yeterlilik ve dışarıdan kanıt aramaktadır. Pavlus ise “mektubumuz sizsiniz”…

Keşfet