Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

BİR NESNENİN HİKÂYESİVERITAS · KUTSAL KİTAP DÜNYASI

Urim ve Tummim: Tanrı’ya Nasıl Danışılıyordu?

12 Ekim 2026

ARAŞTIRMA

Bir araştırma seçin

ARAŞTIRMA · KAYNAKLI İNCELEME

Urim ve Tummim’in göğüslükle ilişkisini Çıkış 28:30’dan okuyun.

GİRİŞ

İnsan belirsizlikten hoşlanmaz. Özellikle karar ağırsa, sonuç başkalarını da etkileyecekse ve yanlış adımın bedeli yüksekse, “Tanrı ne istiyor?” sorusu daha da yakıcı olur. Eski Antlaşma’da bu sorunun bazı zamanlarda kâhinlik düzeni içinde Urim ve Tummim aracılığıyla sorulduğunu görüyoruz. Fakat Kutsal Kitap bu gizemli nesnelerin görünüşünü açıklamıyor, nasıl üretildiklerini anlatmıyor ve mekanizmalarını adım adım tarif etmiyor.

Tam da bu sessizlik onları yüzyıllardır merak konusu yaptı. İki taş mıydılar? Biri “evet”, biri “hayır” mıydı? Kura gibi mi çalışıyordu? Başkâhinin göğüslüğündeki harfler mi ışıldıyordu? Kutsal adların yazılı olduğu bir parşömen miydi? Gelenek ve modern araştırma birçok öneri üretmiştir. Bazılarının tarihsel makullüğü vardır, bazılarının kökü daha sonraki yorumlara uzanır. Ama metnin kendisi bir sınır çizer: Urim ve Tummim’in ne işe yaradığını kısmen biliyoruz; tam olarak neye benzediklerini ve nasıl sonuç verdiklerini bütünüyle bilmiyoruz.

01 — METNİ ANLAYIN

Göğüslüğün içinde, ama göğüslüğün kendisi değil

Çıkış 28:30, Urim ve Tummim’in “karar göğüslüğünün” içine konmasını ister. Böylece Harun İsrailoğullarıyla ilgili “kararı” yüreğinin üzerinde RAB’bin huzuruna taşıyacaktır (Çıkış 28:30). Bu ayet iki şeyi açıkça söyler: Urim ve Tummim başkâhinin göğüslüğüyle ilişkilidir ve karar verme işlevi taşır.

Ama ayet bunların ne olduğunu söylemez. Taş mı, tablet mi, metal parça mı, yazılı nesne mi? Bilmiyoruz. Üstelik Çıkış kitabı göğüslüğün kendisini ayrıntılı biçimde tarif ederken Urim ve Tummim’in yapım talimatını vermez. Bu sessizlik önemlidir. Metin, ilk okuyucunun nesneleri zaten tanıdığını varsayıyor olabilir; fakat modern okuyucu için ayrıntı kaybolmuştur.

Geleneksel Yahudi yorumunda farklı modeller gelişmiştir. Bazı yorumcular kutsal adların yazılı olduğu bir parşömenin göğüslüğe konduğunu ve taşlardaki harflerin ilahî biçimde belirginleştiğini düşünmüştür. Başka yorumcular Urim ve Tummim’i göğüslüğün taşlarıyla özdeşleştirmiştir. Daha rasyonalist bazı açıklamalar ise nesneleri karar vermeyi sağlayan pratik araçlar olarak görmüştür. Modern akademik araştırma bu çeşitliliğin kendisini önemli bulur: tarih boyunca yorumcular nesnelerin tam biçimini bilmiyordu.

Bu yüzden araştırmanın ilk ilkesi basittir: göğüslük ile Urim-Tummim aynı şey değildir, fakat birbirinden bağımsız da değildir. 13. araştırmada göğüslüğün temsil işlevi merkezdeydi; burada ise onun içine yerleştirilen karar araçlarının nasıl kullanıldığını soruyoruz.

Sayılar 27: topluluk kararı ve kâhinlik aracılığı

Urim’in işlevi konusunda en açık pasajlardan biri Sayılar 27’dir. Musa’dan sonra Yeşu önderlik görevine hazırlanırken, onun Eleazar’ın önünde duracağı ve Eleazar’ın “Urim kararıyla” RAB’be danışacağı söylenir (Sayılar 27:18–21). Halkın çıkışı ve dönüşü bu danışmaya göre yönlenecektir.

Burada önemli olan yalnız kişisel merak değildir. Konu topluluğun yönü ve liderlik kararıdır. Urim, bireyin “yarın şu işi yapmalı mıyım?” diye özel fal baktığı araç olarak değil, kâhinlik ve antlaşma düzeni içindeki kamusal karar mekanizmasının parçası olarak görünür.

Bu ayrım günümüz uygulaması için de önemlidir. Urim ve Tummim’i modern bireysel karar formülüne dönüştürmek, tarihsel bağlamı siler. Metinde yetkili kâhin, topluluğun önderi ve RAB’bin önünde alınan karar vardır. Bu, rastgele nesne seçip Tanrı’dan mesaj üretmek değildir.

Yasa’nın Tekrarı 33: Levi’nin emanet edilmiş görevi

Musa’nın Levi oymağına ilişkin kutsamasında Urim ve Tummim kâhinlikle birlikte anılır (Yasa’nın Tekrarı 33:8–10). Bu bağlamda Levi’nin görevi yalnız karar vermek değildir; Tanrı’nın hükümlerini Yakup’a, yasasını İsrail’e öğretmek ve buhur ile sunu hizmetini yürütmek de aynı çerçevededir.

Bu, Urim ve Tummim’i bağımsız kehanet nesneleri gibi düşünmemizi engeller. Onlar daha geniş bir kâhinlik görevinin parçasıdır. Kâhin yalnız cevap veren kişi değil, Tanrı’nın sözünü öğreten, ibadet düzenini yöneten ve antlaşma sorumluluğunu taşıyan hizmetkârdır.

Dolayısıyla nesneyle ilgili merak, kâhinlik bağlamından koparılırsa anlam daralır. Kutsal Kitap’ın asıl ilgisi gizli teknolojinin çözülmesi değil, Tanrı’nın halkına karar ve yön vermek için oluşturduğu düzenin anlaşılmasıdır.

Nasıl çalışıyordu? En dürüst cevap: tam bilmiyoruz

Modern araştırmada en yaygın önerilerden biri Urim ve Tummim’in kura benzeri bir karar aracı olduğu yönündedir. Özellikle Septuaginta’nın 1. Samuel 14:41’de koruduğu daha uzun metin, Saul’un “Urim ver” ve “Tummim ver” biçiminde iki seçenek arasında karar istediğini düşündürür. Bu veri, iki parçalı bir kura sistemini mümkün kılar.

Fakat “mümkün” ile “kesin” aynı şey değildir. İki taş olduklarını kesin bilmiyoruz. Siyah-beyaz olduklarını bilmiyoruz. Birinin evet, diğerinin hayır olduğunu kesin bilmiyoruz. Atılıp yere düştüklerini, torbadan çekildiklerini veya göğüslükten çıkarıldıklarını da metin açıklamıyor.

Aynı şekilde “harflerin ışık saçtığı” modeli daha sonraki Yahudi yorum geleneğine aittir. Bu gelenek tarihsel ve teolojik açıdan değerlidir; fakat Çıkış metninin açık açıklaması değildir. Modern araştırma da tarih boyunca parşömen, göğüslük taşları, astrolojik araç ve kura gibi çok farklı modellerin savunulduğunu gösterir.

Bu noktada “bunu bütünüyle bilmiyoruz” demek eksiklik değil, doğru yorumdur.

1. Samuel’de efod ve pratik karar soruları

  1. Samuel kitabında Urim ve Tummim adı her sahnede açıkça geçmez; fakat efod aracılığıyla RAB’be danışılan anlatılar vardır. Davut, Saul’un Keila’ya gelip gelmeyeceğini ve kent halkının kendisini teslim edip etmeyeceğini sorar. Yanıtlar kısa ve nettir: Saul gelecektir; Keila halkı teslim edecektir (1. Samuel 23:9–12).

Bu sahne, bazı araştırmacıların efod danışmasını Urim-Tummim veya benzeri kâhinlik karar aracıyla ilişkilendirmesine neden olur. TheTorah’ın antik İsrail’de danışma pratikleri çalışması da Davut’un evet-hayır biçimindeki pratik askerî sorularını bu çerçevede değerlendirir.

Yine de “efod geçen her yerde mutlaka Urim ve Tummim kullanıldı” diye otomatik kural koymak doğru değildir. Kutsal Kitap efod kelimesini farklı bağlamlarda kullanır ve nesnenin biçimi konusunda da tartışmalar vardır. Bağlantı güçlü olabilir; ayrıntılar kesin değildir.

Saul’un trajedisi: Tanrı cevap vermediğinde

  1. Samuel 28:6 bu araştırmanın en sarsıcı ayetlerinden biridir. Saul RAB’be danışır, fakat RAB ona ne düşler aracılığıyla, ne Urim aracılığıyla, ne de peygamberler aracılığıyla cevap verir (1. Samuel 28:5–7). Bu cümle Urim’in teolojisini bir anda değiştirir.

Eğer Urim-Tummim otomatik çalışan kutsal cihaz olsaydı, doğru işlem yapıldığında cevap zorunlu olarak çıkardı. Ama burada çıkmıyor. Demek ki araç Tanrı’yı kontrol etmiyor. Nesne kullanılabilir; yine de Tanrı susabilir.

Saul’un tepkisi trajiktir. Tanrı’dan meşru yollarla cevap alamayınca En-Dor’daki ruh çağıran kadına yönelir. Yasa’nın yasakladığı bir yola sapar. Böylece anlatı yalnız “cevap gelmedi” demekle kalmaz; cevapsızlık karşısında insanın Tanrı’nın sınırını zorla aşmaya çalışma tehlikesini de gösterir.

Bu, bugün için çok güçlü bir uygulama alanıdır. Tanrı’dan beklediğimiz yön gelmediğinde yöntem değiştirmek kolaydır: işaret peşine düşmek, rastgele ayet açmak, fal mantığına benzeyen uygulamalar geliştirmek, “Tanrı bana söyledi” cümlesini kendi arzumuzun mührü yapmak. Saul’un hikâyesi, cevapsızlığın bizi itaatsiz yönteme geçmeye yetkili kılmadığını gösterir.

Cevap gelmemesi ne anlama gelir?

Saul’un durumunda Tanrı’nın sessizliği, onun uzun süren itaatsizliği ve reddedilmiş krallığı bağlamında gelir. Bu yüzden 1. Samuel 28’i “Tanrı bazen sebepsizce cevap vermez” diye genelleştirmek doğru olmaz. Anlatının özel tarihsel ve teolojik bağlamı vardır.

Ama daha geniş bir ilke mümkündür: ilahî danışma aracı, ilahî egemenliğin yerine geçmez. Tanrı cevap vermek zorunda değildir. İnsan, kutsal mekanizmaya sahip olduğu için Tanrı üzerinde hak sahibi olmaz.

Bu ayrım dua hayatında da önemlidir. “Doğru yöntemi kullanırsam Tanrı bana kesin cevap vermeli” düşüncesi dua ile kontrol arasındaki sınırı siler. Kutsal Kitap’ta Tanrı konuşur, yön verir, bazen de susar. İman yalnız cevap almak değil, cevap geciktiğinde veya gelmediğinde Tanrı’nın sınırına saygı duymaktır.

Ezra 2:63: kaybolan kesinlik ve bekleme

Sürgün sonrası dönemde bazı kâhin aileleri soy kütüklerini kesin biçimde kanıtlayamaz. Vali, Urim ve Tummim kullanan bir kâhin çıkana kadar onların çok kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurur (Ezra 2:61–63). Nehemya 7’de de aynı ifade tekrar eder.

Bu pasaj ilginçtir çünkü Urim-Tummim’in aktif kullanımını göstermiyor; tersine, böyle bir karar aracına yeniden erişilmesi beklentisini gösteriyor. İkinci Tapınak döneminin başında bazı meseleler çözümsüz kalıyor. Topluluk, kesinlik yokken ihtiyatlı davranıyor ve bekliyor.

Bu, kutsal karar verme hakkında önemli bir ilke taşır: belirsizlik her zaman acele karar gerektirmez. Bazen doğru hareket beklemektir. “Bilmiyoruz” demek topluluğun dağılması anlamına gelmez; yanlış kesinlik üretmekten kaçınmak olabilir.

Ezra’nın sahnesi Urim ve Tummim’in sürgün sonrası pratikte neden görünmediği sorusunu da açar. Daha sonraki Yahudi gelenekleri İkinci Tapınak döneminde Urim-Tummim’in etkin danışma işlevinin kaybolduğunu söyler. Bu tarihsel hafıza, nesnelerin neden Yeni Antlaşma döneminde aktif karar aracı olarak karşımıza çıkmadığını açıklamaya yardımcı olabilir; fakat ayrıntılı kronolojiyi kesin biçimde yeniden kurmak zordur.

İsimleri ne anlama geliyor?

“Urim” ve “Tummim” adlarının etimolojisi de tartışmalıdır. Geleneksel yorum “Urim”i ışıklarla, “Tummim”i tamlık veya kusursuzlukla ilişkilendirir. Bu yüzden “ışıklar ve tamlıklar” gibi açıklamalar yaygındır. Ancak etimoloji tek başına nesnelerin nasıl çalıştığını kanıtlamaz.

Rashi ve başka geleneksel yorumcular bu adlardan işlev çıkararak harflerin aydınlanması ve cevabın tamamlanması gibi açıklamalar geliştirmiştir. Bunlar Yahudi yorum tarihinin önemli parçalarıdır. Ama “adı ışık demek, o hâlde taşlar gerçekten ışık saçıyordu” diye tarihsel sonuç üretmek doğru değildir.

Adların kendisi gizemi çözmüyor. Kutsal Kitap’ın asıl vurgusu yine işlevde kalıyor: Tanrı’nın huzurunda karar aranıyor.

Kehanet mi, kura mı, vahiy mi?

Modern sınıflandırmada Urim ve Tummim çoğu zaman “divination”, yani ilahî karar arama yöntemi başlığı altında değerlendirilir. Antik Yakın Doğu’da krallar ve topluluklar kararlar için kehanet, kura, işaret veya uzman din görevlilerine başvurabiliyordu. İsrail de antik dünyanın bu karar kültüründen tamamen kopuk değildi.

Fakat Kutsal Kitap’ın kendi teolojisinde belirleyici fark, kararın nesnenin doğal gücünden gelmemesidir. Urim ve Tummim bağımsız bir kehanet teknolojisi değildir; RAB’bin huzurunda, kâhinlik düzeni içinde kullanılan araçtır. Saul örneği bunun en güçlü kanıtıdır: araç varsa bile Tanrı cevap vermeyebilir.

Bu nedenle “kehanet” kelimesi kullanılacaksa açıklama gerekir. Modern Türkçede kehanet çoğu zaman falcılık, okült uygulama veya geleceği gizli teknikle öğrenme çağrışımı taşır. Urim-Tummim’i bu anlamda bağımsız fal aracı diye tanımlamak yanlış olur. Metnin çerçevesi antlaşmasal, kâhinsel ve Tanrı merkezlidir.

Bugün Urim ve Tummim kullanmalı mıyız?

Kutsal Kitap Yeni Antlaşma kilisesine Urim ve Tummim kullanma buyruğu vermez. Elçilerin İşleri 1’de Yahuda’nın yerine Matias seçilirken kura kullanılır, fakat bu olay Urim-Tummim diye adlandırılmaz ve Pentekost öncesi geçiş bağlamındadır. Sonraki Yeni Antlaşma’da kilise kararları dua, Kutsal Ruh’un yönlendirmesi, Kutsal Yazılar, bilgelik, topluluk değerlendirmesi ve elçisel öğreti içinde yürür.

Bu yüzden modern Hristiyanın “iki taş hazırlayayım, birine evet birine hayır yazayım ve Tanrı’nın iradesini bulayım” demesi Kutsal Kitap’ın Urim-Tummim düzenini devam ettirmek değildir. Tarihsel kâhinlik düzeninden koparılmış yeni bir yöntem üretmektir.

Aynı uyarı rastgele ayet açma, işaret zorlama veya tesadüfleri mutlak ilahî mesaj hâline getirme konusunda da geçerlidir. Tanrı elbette providans içinde hayatımızda birçok şeyi kullanabilir; fakat yöntemlerimizi Kutsal Kitap’ın açık öğretisinin yerine koymamalıyız.

Tanrı’nın iradesini bugün nasıl ararız?

Bu araştırmanın amacı modern karar verme rehberini bütünüyle yazmak değil. Yine de Urim-Tummim’in sona eren tarihsel bağlamı, önemli bir negatif ders verir: Tanrı’nın iradesini aramak, O’nu teknik bir mekanizmayla zorlamak değildir.

Yeni Antlaşma imanlıyı Kutsal Yazılar’ın açık buyruklarına, dua içinde bilgeliğe, Ruh’un meyvesine uygun yaşama, olgun imanlıların öğüdüne ve Tanrı’nın egemenliğine güvenmeye yöneltir. Birçok karar için gökten isim yazılı kart düşmez. Bazen seçenekler arasında bilgelikle yürümek gerekir.

Bu durum belirsizliği ortadan kaldırmaz. Ama iman hayatını falcılığa dönüştürmekten korur. Kutsal Kitap’ın söylemediği yerde Tanrı adına kesin cümle kurmamak da ruhsal olgunluğun parçasıdır.

Derinleşmek İsteyenler İçin / Araştırma Notları

Urim ve Tummim’in biçimi hakkında başlıca modeller arasında kutsal adların yazılı olduğu parşömen, göğüslük taşlarının kendisi, astrolojik bir araç veya kura benzeri nesneler bulunur. TheTorah’ın geniş tarihsel özeti bu görüşlerin hiçbirinin Kutsal Kitap metni tarafından ayrıntılı biçimde doğrulanmadığını gösterir.

Modern kura hipotezinin önemli dayanaklarından biri, 1. Samuel 14:41’in Septuaginta’da korunan uzun biçimidir. Bu metin Saul’un iki seçenek arasında “Urim” ve “Tummim” istemesini tasvir eder. Bu, iki sonuçlu kura sistemini makul kılar; fakat Masoretik metindeki biçim daha kısadır ve yöntemin fiziksel mekanizmasını yine açıklamaz.

Urim-Tummim, efod ve kâhinlik danışması arasındaki ilişki de karmaşıktır. Samuel kitaplarında “efodu getir” ifadesi pratik karar sorularıyla bağlantılıdır. Ancak efod kelimesinin Kutsal Kitap boyunca tek biçimli bir nesneyi her zaman ifade edip etmediği tartışmalıdır. Bu yüzden “efod görüldü = Urim-Tummim kesin kullanıldı” denklemi dikkatle kurulmalıdır.

02 — BİRLİKTE ÇALIŞIN

  1. Urim ve Tummim’in mekanizmasını tam bilmememiz sizi rahatsız ediyor mu? Kutsal Kitap’ın bazı ayrıntıları açıklamaması, metne güveninizle nasıl ilişki kuruyor?
  2. Sayılar 27’de danışma kişisel merak değil, halkın yönüyle ilgilidir. Tanrı’nın iradesini ararken kendi rahatlığımızla topluluğun iyiliğini birbirine karıştırdığımız alanlar var mı?
  3. Saul Urim aracılığıyla cevap alamadığında yasak bir yönteme yöneliyor. Tanrı’dan cevap beklerken sabırsızlık bizi bugün hangi “alternatif yollar”a çekebilir?
  4. Ezra 2’de kesin cevap olmadığı için karar erteleniyor. “Şimdilik bilmiyoruz” diyebilmek hangi durumlarda acele bir ruhsal kesinlikten daha imanlı olabilir?
  5. Tanrı’nın iradesini bulmak için teknik yöntem aramakla Kutsal Yazılar, dua ve bilgelik içinde yürümek arasında sizce temel fark nedir?

03 — HAYATA TAŞIYIN

Belirsizliği hemen doldurmayın

Bazı kararların cevabı anında gelmez. Boşluğu kendi arzunuzla doldurup ardından “Tanrı söyledi” demek ciddi bir ruhsal risktir. Cevap yoksa önce cevabın olmadığını kabul edin. Bazen beklemek, sahte kesinlikten daha sadıktır.

Tanrı’yı yönteme bağlamayın

Doğru dua cümlesi, doğru ayet, doğru işaret veya doğru ritüel Tanrı’yı size cevap vermeye zorlamaz. Urim-Tummim bile Tanrı’nın egemenliğinin üzerinde değildi. Yönteminizin Tanrı’nın yerini almaya başladığı alanı fark edin.

İşaret bağımlılığından uzak durun

Her tesadüfü mesaj, her sayı tekrarını yönlendirme, her rüyayı emir saymak insanı kolayca ruhsal kaygıya sürükler. Tanrı’nın açık sözünü bırakıp sürekli gizli işaret aramayın. Önce Kutsal Kitap’ın açıkça söylediği şeye itaat edin.

Cevap gelmediğinde yasak kapıya yönelmeyin

Saul’un trajedisi burada çok günceldir. Beklediğiniz yön gelmedi diye fal, medyum, astroloji veya okült yöntemlere dönmek masum merak değildir. Tanrı’nın sustuğu yerde yasak yöntemle cevap zorlamak imanın değil, kontrol arzusunun ürünüdür.

Topluluk bilgeliğini küçümsemeyin

Urim-Tummim bireysel sihirli nesne değildi; kâhinlik ve halkın yönü içinde işliyordu. Bugün de büyük kararları yalnız iç sesinize kapatmayın. Kutsal Yazılar’a bağlı, olgun ve dürüst imanlıların öğüdüne alan açın.

“Bilmiyorum” demeyi öğrenin

Ruhsal otorite, her soruya cevap üretme yeteneği değildir. Bazen en dürüst pastoral cümle “Bunu bütünüyle bilmiyoruz”dur. İnsanların size güvenmesini sağlamak için Tanrı’nın açıklamadığı yerde kesinlik üretmeyin.

İradenin merkezini yöntem değil Tanrı yapsın

Urim ve Tummim hakkında ne kadar araştırırsak araştıralım, metnin merkezi nesnenin mekanizması değildir. Kararı veren RAB’dir. Bugün de en büyük güvence doğru tekniği bulmak değil, bilge ve iyi olan Tanrı’nın egemenliğine güvenmektir.

Çalışmalarım
ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Araştırmayı antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

Bu içeriği paylaşın

BİLGİ AĞI

Kutsal Kitap ÇalışmasıMısır'dan Çıkış 28 — Omuzlarında Adlar, Alnında Kutsallık

Mısır'dan Çıkış 25–27’de Tanrı’nın Konutu kurulmuş, kutsal eşyalar yerlerini bulmuştu. Levha Sandığı ve Bağışlanma Kapağı En Kutsal Yer’e, masa ve kandillik Kutsal…

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması1. Samuel 18 — Davut Yükselirken Saul Daralıyor

1. Samuel 18 — Davut Yükselirken Saul Daralıyor

Keşfet
KonuAntlaşmalar — Tanrı’nın Sadık Sözü

Tanrı’nın Nuh’tan İbrahim’e, Sina’dan Davut’a ve Yeni Antlaşma’ya uzanan sadık sözünü Kutsal Kitap boyunca izleyin.

Keşfet
Kutsal Kitap Kitabıİbraniler

İbraniler, kısa cevaplar veren bir öğreti sözlüğü değil; yorulmuş ve geri çekilme tehlikesi yaşayan bir topluluğa yöneltilmiş uzun, yoğun bir teşviktir. Yazar aynı şeyi farklı açılardan tekrar tekrar söyler: **Mesih daha üstündür; bu nedenle O’ndan uzaklaşmayın.** Meleklerden Musa’ya, Yeşu’dan başkâhinliğe, Melkisedek’ten antlaşma ve kurbanlara kadar bütün karşılaştırmalar okuyucuyu daha büyük bir güvene ve daha derin bir dayanıklılığa götürür. Bu anlatı revizyonunda ayrıntılı teolojik araştırma, Eski Antlaşma bağlantıları ve zor uyarı pasajlarının yorum sınırları korunmuş; fakat ayet ayet şerh görünümü kaldırılmıştır. Her bölüm birkaç büyük düşünce hareketi içinde akar. Teoloji arka planda omurgayı kurar; okuyucunun önünde ise Mesih’e bakma, yaklaşma, dayanma ve birbirini teşvik etme çağrısı kalır.

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıMısır'dan Çıkış 24 — Antlaşmanın Kanı, Dağın Bulutu

Sina’da söz verilmiştir. On Buyruk duyulmuş, ardından günlük hayatı düzenleyen hükümler açıklanmıştır. Hırsızlık, yaralanma, yoksulun hakkı, yabancıya davranış, Şabat,…

Keşfet
Kutsal Kitap ÇalışmasıMısır'dan Çıkış 32 — Dağda Levhalar, Aşağıda Altın Buzağı

Mısır'dan Çıkış 31’in sonunda Musa hâlâ Sina Dağı’ndadır. Tanrı, üzerine kendi eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona vermiştir (Çık. 31:18). Dağın…

Keşfet