Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

BİR NESNENİN HİKÂYESİVERITAS · KUTSAL KİTAP DÜNYASI

Tunç Sunak: Kurbanın Ağırlığı

12 Ekim 2026

Buluşma Çadırı'nın yakmalık sunu sunağını, farklı kurbanların işlevlerini ve İbraniler'in Mesih'in bir kez sunulan kurbanını nasıl açıkladığını inceliyoruz.

ARAŞTIRMA

Bir araştırma seçin
Buluşma Çadırı avlusundaki boynuzlu tunç sunağın temsili görünümü

ARAŞTIRMA · KAYNAKLI İNCELEME

Çıkış 27 Levililer 1 Levililer 4 Levililer 17 İbraniler 9 İbraniler 10

GİRİŞ

Buluşma Çadırı'nın avlusunda duran tunç sunak, kutsal mekâna yaklaşan insanı güzellikten önce ölümün gerçekliğiyle karşılaştırıyordu. İçeride altınla kaplı eşyalar vardı; avluda ise hayvanların getirildiği, kanın uygulandığı ve ateşin yandığı büyük bir sunak bulunuyordu. Levililer bu sahneyi steril hâle getirmez, ama şiddeti seyirlik bir ayrıntıya da dönüştürmez. Kurban düzeninin ağırlığı, günahın hafif bir kusur olmadığını ve kutsal Tanrı'ya yaklaşmanın insanın keyfine bırakılmadığını gösterir.

Bununla birlikte “kurban” kelimesi tek bir işlemden söz ediyormuş gibi kullanılmamalıdır. Levililer 1'deki yakmalık sunu ile Levililer 4'teki günah sunusu aynı amaç, aynı kan uygulaması ve aynı tüketim düzenine sahip değildir. Tahıl sunusu, esenlik sunusu ve suç sunusu da kendi bağlamlarında farklı işlevler taşır. Tunç sunağın hikâyesi ancak bu çeşitlilik korunursa anlaşılır. Bütün kurbanları “bir hayvan öldü ve günah bağışlandı” cümlesine sıkıştırmak hem Levililer'i hem de İbraniler'in karşılaştırmasını yoksullaştırır.

Araştırmanın temel sorusu şudur: Sunakta gerçekleşen ölüm, kan ve tekrar, İbraniler'in İsa Mesih'in bir kez sunulan kurbanı hakkındaki açıklamasını nasıl daha anlaşılır kılar? Cevabı ararken üç sınırı korumak gerekir. Çıkış'taki taşınabilir tunç sunağı sonraki taş sunaklarla aynı nesne saymayacağız; farklı kurban türlerini tek işleve indirmeyeceğiz. Mesih bağlantısını da hayal gücümüzle değil, Yeni Antlaşma'nın açıkça kurduğu kurban ve başkâhinlik diliyle izleyeceğiz.

01 — METNİ ANLAYIN

Avludaki sunak: biçim, ateş ve birbirinden farklı kurbanlar

Çıkış 27 sunağı akasya ağacından yapılmış, tunçla kaplanmış, kare biçimli ve dört köşesinde boynuzlar bulunan taşınabilir bir yapı olarak anlatır. Metin ayrıca kül kaplarını, kürekleri, leğenleri, çatalları, ateş kaplarını, ızgarayı, halkaları ve sırıkları sayar; yani karşımızda yalnız sembolik bir şekil değil, yoğun bir hizmet için tasarlanmış gerçek bir ibadet eşyası vardır. Buhur sunağından hem malzemesi hem konumu hem de işlevi bakımından ayrılır: bu sunak avludadır ve hayvan kurbanlarıyla ilişkilidir. Rekonstrüksiyonlarda ızgaranın yüksekliği ve iç yapının tam biçimi konusunda farklı çözümler görülür; metnin vermediği teknik ayrıntıyı kesin fotoğraf gibi sunmamak gerekir.

“Kutsal Kitap'taki sunak” diye tek bir fiziksel model düşünmek yanıltıcıdır; Süleyman'ın tapınağında çok daha büyük bir tunç sunak anlatılır, başka pasajlarda taş sunaklar görülür ve Beer-Şeva gibi Demir Çağı yerleşimlerinde dört boynuzlu taş sunak kalıntıları bulunmuştur. Beer-Şeva örneğinin taşları bir depo duvarında yeniden kullanılmış hâlde bulunmuş ve sunak daha sonra yeniden kurulmuştur. Bu arkeolojik örnekler boynuzlu sunak geleneğinin tarihsel dünyasını aydınlatır, fakat Çıkış 27'deki akasya ağacından yapılmış ve tunçla kaplanmış taşınabilir sunağın kendisi değildir. Benzer biçim, aynı nesne ya da aynı dönem anlamına gelmez.

Levililer 1'e geçtiğimizde sunakta gerçekleşen işlemler yakmalık sunu üzerinden görünür olur. Sunuyu getiren kişi kusursuz bir hayvan getirir ve elini hayvanın başına koyar. Hayvan kesilir, kan sunağın çevresine uygulanır; hayvanın sunağa ayrılan parçaları ateşte bütünüyle yakılır. Türkçe metin, bu sununun kişinin günahlarının bağışlanması için kabul edileceğini söyler; aynı bölüm sununun RAB'bi hoşnut eden koku olduğunu da tekrarlar. Yakmalık sununun sunağa ayrılan bölümlerinin ateşte bütünüyle yakılması, onu kısmen yenilen esenlik sunularından ayırır ve adanmışlık boyutunu da görünür kılar.

Levililer 4'te sahne değişir ve Türkçe çeviri bu kurbana “günah sunusu” der. Modern akademik literatürde aynı İbranice terim bazen “arınma/purification sunusu” diye çevrilir, çünkü ritüelin kutsal mekânı arındıran yönüne dikkat çekilir. Hangi Türkçe karşılığı kullanırsak kullanalım, bölüm kendi içinde belirgin farklılıklar gösterir: meshedilmiş kâhin, bütün topluluk, önder ve sıradan kişi için farklı hayvanlar ve kan uygulamaları vardır. Meshedilmiş kâhin ya da bütün topluluk söz konusu olduğunda kanın bir bölümü Buluşma Çadırı'na götürülür; başka durumlarda kan yakmalık sunu sunağının boynuzlarına uygulanır.

Bu farklar, “bütün kurbanlarda aynı kan ritüeli yapılırdı” gibi kolay genellemeleri bozar. Levililer 1–7, yakmalık sunu, tahıl sunusu, esenlik sunusu, günah sunusu ve suç sunusunu farklı bölümlerde ele alır; bunların amaçları ve kimin hangi payı yediği de aynı değildir. Kurban düzeninin bazı işlevleri birbirine temas eder, fakat bu çeşitliliği silmek metnin kendi ayrımlarını silmek olur. İbraniler 10'un “kurban ve sunu, yakmalık sunu ve günah sunusu” diye birden fazla türü anması da bu zengin arka plana yaslanır.

Sunağın boynuzları yalnız süs değildir; Levililer 4'te kanın belirli durumlarda bu boynuzlara sürülmesi, onları arınma ve bağışlanma düzeninin parçası hâline getirir. Daha sonraki anlatılarda Adoniya ve Yoav'ın sunağın boynuzlarına tutunması, nesnenin İsrail'in toplumsal ve dinsel dünyasında başka çağrışımlar da kazandığını gösterir. Yine de fiziksel boynuzları Kutsal Kitap'taki her şiirsel “boynuz” imgesiyle birleştirmek gerekmez; bağlam hangi anlamın öne çıktığını belirler.

Kurbanın ağırlığı: günah, yaşam ve Tanrı'nın sağladığı yaklaşma yolu

Hayvanın öldürülmesi modern okuyucu için rahatsız edicidir ve metnin bu rahatsızlığı hemen ortadan kaldırmasını beklememeliyiz. Levililer'de ölüm gerçektir, kan görünürdür ve ateş süreklidir. Anlatı bunları korku üretmek için büyütmez. Kurbanın ağırlığı, günah ve kutsallık hakkındaki ciddiyetin içinde yer alır. Hayvanı yalnız “güzel bir sembol”e dönüştürmek ölümü görünmez kılar; sahneyi yalnız kanlı ayrıntılara indirgemek ise Tanrı'nın verdiği bağışlanma düzenini gözden kaçırır.

Levililer 17:11 kanın neden merkezi olduğunu açıklayan ana pasajlardan biridir. Türkçe metin, canlılara yaşam verenin kan olduğunu ve Tanrı'nın onu sunakta günah bağışlatmak için verdiğini söyler. Cümlenin yönü önemlidir: insan, Tanrı'yı yatıştıracak gizli bir madde keşfetmez; Tanrı kanı belirli bir antlaşma ve ibadet düzeni içinde verir. Kanın teolojik işlevini kimyasal ya da büyülü bir güç gibi düşünmek, metnin Tanrı merkezli hareketini tersine çevirir.

Levililer 4 özellikle “bilmeden” işlenen günahları ele alır. Bu ayrıntı kurban sistemini “ne yaparsan yap, bir hayvan getir ve sıfırla” mekanizmasına dönüştürmemizi engeller. Kasıtlı başkaldırı, toplumsal zarar, tazmin ve farklı günah türleri Kutsal Yasa'nın başka bölümlerinde ayrıca ele alınır. Günah sunusunun varlığı günahı ucuzlatmaz; tersine, bağışlanmanın Tanrı'nın belirlediği kutsal düzen içinde arandığını gösterir.

Sunular arasındaki ekonomik çeşitlilik de dikkate değerdir; Levililer bazı durumlarda sığır, koyun-keçi ya da kuş gibi farklı seçenekler verir. Başka yerlerde kişinin imkânına göre daha düşük maliyetli sunulara izin verilir. Buradan bütün sistemin modern eşitlik anlayışıyla düzenlendiği sonucunu çıkaramayız, fakat Tanrı'ya yaklaşmanın yalnız varlıklı insanların erişebileceği bir ayrıcalık olmadığı görülür. Kurban düzeni hem kutsallığın ciddiyetini hem de halkın farklı ekonomik koşullarını aynı metin dünyasında taşır.

Bütün bunların ortasında önemli bir yanlış okumadan kaçınmak gerekir: Eski Antlaşma kurbanları, “Yahudilerin Tanrı'yı sakinleştirmek için geliştirdiği ilkel yöntemler” değildir. Çıkış ve Levililer bu düzeni RAB'bin verdiği bir ibadet yolu olarak sunar. Kurbanları küçümsemek, İbraniler'in neden onları ciddiyetle ele aldığını anlamamıza engel olur. Yeni Antlaşma'nın Mesih hakkında söylediği şey, Tanrı'nın önceki düzeninin anlamsız olduğu değil; o düzenin geçici, tekrarlanan ve daha ileri bir tamamlanmaya yönelen bir hizmet olduğudur.

Kurbanların şiddetini ne güzelleştirmek ne de alay konusu yapmak gerekir; hayvan ölümü bize rahatsız edici gelebilir ve metin de ölümün gerçekliğini saklamaz. Hristiyan okuma, bu sahneleri insanlara şiddet uygulama yetkisine, hayvan acısından zevk almaya ya da “Tanrı kan görmek istiyordu” gibi kaba bir karikatüre dönüştüremez. Tanrı'nın kutsallığı, insan günahı, yaşamın değeri ve bağışlanma yolu birlikte düşünülmelidir.

İbraniler 9–10: tekrarlanan hizmetten İsa Mesih'in bir kez sunulan kurbanına

İbraniler eski tapınma düzenini anlatırken onu uydurma ya da değersiz saymaz. Yazar çadırı, kâhinliği, kanla yapılan arınmayı ve yıllık hizmeti Tanrı'nın verdiği gerçek bir düzen olarak ele alır. Ardından bu düzenin sınırını gösterir. Hayvanların kanı törensel arınmayla ilişkilidir, fakat Mesih'in kanı vicdanı ölü işlerden temizleyip yaşayan Tanrı'ya kulluk etmeye yöneltir. Karşılaştırmanın amacı eskiyi aşağılamak değil, İsa Mesih'in hizmetinin neden nihai olduğunu açıklamaktır.

İbraniler 9'da İsa Mesih hem kurban diliyle hem de büyük Başkâhin olarak anlatılır. Başkâhin başkasının kanıyla hizmet ederken Mesih kendi yaşamını sunar; yazar O'nun göksel kutsal yere “bir kez” girdiğini ve sonsuz kurtuluş sağladığını vurgular. Bu yüzden Mesih bağlantısı, tunç sunağın her parçasına gizli anlam yükleyerek kurulmaz. Yeni Antlaşma'nın kendisi kurban, kan, başkâhinlik ve bağışlanma dilini İsa Mesih'in ölümü ve göksel hizmetiyle ilişkilendirir.

İbraniler 10 tekrar meselesini daha da keskinleştirir: kâhinler aynı kurbanları tekrar tekrar sunarken İsa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra oturur. Yazarın dikkat çektiği şey yalnız kurbanların sayısı değil, tamamlanmamış hizmetin yeniden yapılmak zorunda oluşudur. “Bir kez ve sonsuza dek” vurgusu, O'nun işinin eksik bırakılmadığını söyler. Hristiyan güveninin merkezi, insanın yeterince acı çekmesi, yeterince üzülmesi ya da iyi işlerle borcunu kapatması değil, İsa Mesih'in tamamlanmış kurbanıdır.

Bu öğreti tövbeyi ve itaati önemsizleştirmez. Tam tersine, onları ödeme aracı olmaktan çıkarır. İmanlı, Tanrı'nın kabulünü satın almak için tövbe etmez; Mesih'in yeterli kurbanına dayanarak günahını açıkça kabul eder. Günahından döner. İyi işler de bağışlanmanın fiyatı değil, lütfa verilen yaşam cevabıdır.

İbraniler'in “gölge” dili de dikkatli kullanılmalıdır. Gölge, Tanrı'nın daha önce verdiği ibadet düzenini sahte ya da kötü yapmaz; nihai gerçekliğin kendisi olmadığını söyler. Eski Antlaşma kâhinliği ve kurbanları kurtuluş tarihindeki gerçek yerlerini korurken, İsa Mesih'in kurbanı onların erişemediği sonuca ulaşır: tekrarlanması gerekmeyen, vicdanı temizleyen ve Tanrı'ya yaklaşma yolunu açan tamamlanmış hizmet. Aynı Tanrı, önceki düzeni verir ve Mesih'te vaatlerin yöneldiği tamamlanmayı açıklar.

Buradan bugünkü kiliseye doğrudan bir hayvan kurbanı sunağı taşınmaz. İbraniler'in mantığı tersine, günah için başka bir kurban aranmasının gereksiz olduğunu vurgular. Protestan/Reform anlayışında Rab'bin Sofrası da Mesih'in yeniden kurban edilmesi değildir; O'nun tamamlanmış ölümünü ilan eden, antlaşma halkının imanla paylaştığı bir sofradır. Tunç sunağın tarihsel hizmeti geride kalmıştır, fakat taşıdığı soru hâlâ canlıdır: kutsal Tanrı'ya nasıl yaklaşacağız? İbraniler'in cevabı insanın kendi bedelini üretmesine değil, İsa Mesih'in yeterli kurbanına bakar.

02 — BİRLİKTE ÇALIŞIN

  1. Çıkış 27'deki tunç sunak ile Çıkış 30'daki buhur sunağını karşılaştırdığınızda hangi farklılıklar belirginleşiyor? “Sunak” kelimesini gördüğümüz her yerde aynı nesneyi ve aynı işlevi varsaymak bizi nasıl yanlış yönlendirebilir?
  2. Levililer 1 ile Levililer 4'te hayvanın türü, kanın uygulandığı yer ve sununun amacı bakımından hangi farklılıkları görüyorsunuz? Bu çeşitlilik, bütün Eski Antlaşma kurbanlarını tek bir “günah cezası” şemasına indirgememizi neden engeller?
  3. Levililer 17:11 kanı yaşam ve bağışlanmayla ilişkilendiriyor. Bu ayeti “kanın kendisinde büyülü güç vardır” şeklinde okumadan, Tanrı'nın bağışlanma yolunu kendisinin belirlediğini nasıl anlatabiliriz?
  4. İbraniler 9–10'da tekrar eden kurbanlarla İsa Mesih'in bir kez sunulan kurbanı arasındaki karşıtlık hangi noktada yoğunlaşıyor? Bu karşılaştırma, bağışlanma konusunda sürekli yeniden ödeme yapma duygusunu nasıl sorguluyor?
  5. Eski Antlaşma kurbanlarının gerçek Tanrısal işlevini kabul etmekle İsa Mesih'in üstün ve nihai kurbanını ilan etmek arasında nasıl bir denge kurabiliriz? “Geçici” veya “gölge” demek neden “değersiz” demek değildir?

03 — HAYATA TAŞIYIN

Günahı küçültmeyin, suçluluğu da kendi cezanıza dönüştürmeyin

Levililer'in kurban dünyası günahın Tanrı'yla ilişkiyi bozan ciddi bir gerçeklik olduğunu hatırlatır; bunu yalnız “hepimiz hata yaparız” cümlesiyle yumuşatmak, metnin kutsallık duygusunu kaybettirir. Hristiyan cevap, insanın kendisini cezalandırması değildir. İbraniler bizi günahın bedelini kendi acımızda değil, İsa Mesih'in yeterli kurbanında görmeye çağırır.

Tövbenizi bağışlanmanın fiyatı yapmayın

Gerçek tövbe günahı açıkça adlandırır, yön değiştirir ve mümkün olduğunda verilen zararı onarmaya çalışır. Buna rağmen pişmanlığınız Mesih'in eksik kalan ödemesini tamamlayan ikinci bir kurban değildir. “Yeterince kötü hissedersem bağışlanırım” düşüncesi insanı kendi ceza sistemine hapseder. Tövbe edin. Bağışlanmanın temelini duygunuzda değil, İsa Mesih'in tamamlanmış işinde arayın.

Başkasının acısını Tanrı'nın cezası diye ilan etmeyin

Birinin hastalığı, kaybı ya da travması karşısında “Tanrı günahının bedelini ödetiyor” demek kolay ve çoğu zaman metinsiz bir hükümdür. İbraniler günah için yeterli kurbanı İsa Mesih'te gösterirken, bize başkalarının özel acılarının gizli nedenini açıklama yetkisi vermez. Acı çeken kişinin yanında durun, yardım edin ve dua edin; bilmediğiniz nedeni kesinleştirerek ikinci bir yara açmayın.

Kurban dilini şiddet hayranlığına çevirmeyin

Levililer hayvan ölümü ve kanı saklamaz; biz de metni duygusuz bir soyutlamaya dönüştürmemeliyiz. Fakat ayrıntıları büyütüp vahşeti seyirlik hâle getirmek de kutsallığı öğretmez. Okurken odağı günahın ciddiyetine, yaşamın değerine ve Tanrı'nın sağladığı bağışlanma yoluna verin. Çarmıhı da yalnız fiziksel acının miktarıyla değil, İsa Mesih'in kendisini günahkârlar için sunmasının bütün teolojik ağırlığıyla düşünün.

Tekrar tekrar kendinizi kanıtlama zorunluluğundan çıkın

İbraniler'in “bir kez ve sonsuza dek” vurgusu, Hristiyan yaşamını her sabah Tanrı'nın kabulünü sıfırdan kazanma projesi olmaktan çıkarır. Başarı, hizmet, disiplin ve ruhsal performans Mesih'in kurbanına eklenen güvence değildir. Bunlar doğru yerde değerlidir. Yerleri değiştiğinde ise ağır bir güvence arayışına dönüşebilirler. Sadakati, kabul edilmek için değil, Mesih'te kabul edilmiş biri olarak yaşamayı öğrenin.

Eski Antlaşma'yı geçilmiş bir basamak saymayın

Levililer'i yalnız “artık gereksiz eski kurallar” olarak okumak, İbraniler'in kullandığı dili anlaşılmaz hâle getirir. Mesih'in başkâhinliği, kurbanı, kanı ve “bir kez” oluşu; önceki ibadet düzeninin bilinmesiyle daha derin anlaşılır. Eski düzeni küçümsemek yerine kendi tarihsel ve teolojik yerinde okuyun; sonra Yeni Antlaşma'nın bu dili İsa Mesih'te nasıl tamamladığını izleyin.

Kaynaklar

Çalışmalarım
ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Araştırmayı antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

Bu içeriği paylaşın

BİLGİ AĞI

KonuTapınak

Buluşma Çadırı’ndan Süleyman’ın Tapınağı’na, İsa Mesih’ten kiliseye ve yeni yaratılışa uzanan Tanrı’nın halkıyla yaşama temasını izleyin.

Keşfet
Kutsal Kitap Kitabı1. Korintliler

1. Korintliler, sorunlu bir kiliseye uzaktan verilen soğuk cevapların toplamı değildir. Pavlus, kendi kurduğu ve sevdiği bir cemaatin içindeki bölünmelere, cinsel günaha, dava çekişmelerine, evlilik sorularına, putperest çevreyle ilişkilere, ibadet düzensizliklerine, Rab'bin Sofrası'ndaki sınıf ayrımlarına, ruhsal armağan rekabetine ve diriliş inkârına tek tek cevap verir. Fakat bütün bu meseleleri birbirinden kopuk dosyalar gibi ele almaz. Mektubun merkezinde çarmıha gerilmiş ve dirilmiş İsa Mesih vardır. Kilisenin bilgeliği, özgürlüğü, bedeni, sofrası, armağanları, sevgisi ve geleceği O'na göre yeniden biçimlenir. Pavlus mektubu büyük olasılıkla Efes'teki hizmetinin sonlarına doğru, yaklaşık MS 53–55 yıllarında yazdı (krş. 1Ko. 16:8; Elç. 19). Korint ticaretin, hareketliliğin, toplumsal yükselme arzusunun ve çok çeşitli dinî etkilerin bulunduğu önemli bir Roma kentiydi. Kilisenin sorunları da boşlukta doğmadı. İnsanların hatiplere hayranlığı önder hiziplerine; toplumsal farklılıklar Rab'bin Sofrası'na; putperest çevreyle iç içe yaşam vicdan ve ibadet sorunlarına; şöhret ve görünürlük arzusu ruhsal armağan rekabetine taşındı. Pavlus'un cevabı dünyadan kaçmak değil, Müjde'nin kilisenin içindeki dünyasal ölçüleri yargılamasına izin vermektir. Bu çalışma 1. Korintliler'i yalnız “sorunlara cevaplar” kitabı olarak okumaz. İlk dört bölümde çarmıhın insan bilgeliğini ve önder putlaştırmasını nasıl kırdığını; 5–7. bölümlerde kutsallığın beden, cinsellik, evlilik ve çağrıya nasıl dokunduğunu; 8–10. bölümlerde Hristiyan özgürlüğünün sevgi ve putperestlik sınırları içinde nasıl yaşandığını; 11–14. bölümlerde toplu ibadetin kardeş sevgisi, düzen ve kilisenin gelişmesi ölçüsüyle nasıl sınandığını; 15. bölümde dirilişin bütün Hristiyan umudunu nasıl taşıdığını; 16. bölümde ise bu büyük gerçeklerin para, yolculuk, ekip hizmeti ve selamlaşma gibi sıradan görünen işlere nasıl indiğini izler. Ana teolojik yaklaşım Protestan/Reform çizgisindedir. Kutsal Yazı'nın üstün otoritesi, lütuf, Mesih'in kefareti, imanlının Mesih'e ait oluşu, kilise disiplini, Rab'bin Sofrası, Tanrı'nın imanlıyı sona dek koruması ve bedenin gelecekteki dirilişi bu çerçevede ele alınır. Bununla birlikte Reform geleneğinin kendi içinde ayrıldığı ruhsal armağanların devamı, çocuk vaftiziyle ilgili çıkarımlar ve kadınların toplu ibadetteki hizmeti gibi konularda görüş ayrılıkları saklanmaz. Metnin açıkça söylediği şey ile güçlü yorum birbirine karıştırılmaz.

Keşfet
Kutsal Kitap Çalışması2. Tarihler 6 — “Gökten Duy ve Bağışla”: Süleyman’ın Tapınak Duası

2. Tarihler 6 — “Gökten Duy ve Bağışla”: Süleyman’ın Tapınak Duası

Keşfet
KonuAntlaşmalar — Tanrı’nın Sadık Sözü

Tanrı’nın Nuh’tan İbrahim’e, Sina’dan Davut’a ve Yeni Antlaşma’ya uzanan sadık sözünü Kutsal Kitap boyunca izleyin.

Keşfet
KonuBoşanma

Boşanmanın acısını kolay cümlelere sıkıştırmadan yasa, peygamberler, İsa Mesih’in öğretisi ve elçisel öğütler boyunca düşünün.

Keşfet