Veritas LiberatAd Fontes · Ad Veritatem

1. Korintliler · BÖLÜM 11

Sofrada Kardeşini Bekle

1. Korintliler 11 iki zor ve çok tartışılmış alanı yan yana getirir: kadınların ve erkeklerin toplu ibadette başlarını örtmesi/örtmemesi ve Rab'bin Sofrası'ndaki ağır…

1. Korintliler 11

1. KORİNTLİLER 11 — Sofrada Kardeşini Bekle

Bu Metin Nasıl Hazırlandı?

Bu çalışma, Türk edebiyatının edebi üslup zenginliğini yansıtan hibrit bir yapay zeka modeli desteğiyle taslaklandırılmış; teolojik doğruluk, bağlamsal derinlik ve editoryal içerik kontrolü Veritas Liberat ekibi tarafından gerçekleştirilerek gerekli düzeltmeler yapılmış ve yayına hazırlanmıştır. Veritas Liberat ekibi hataları ayıklar, teolojik kavramları doğrular, metnin ruhunu işler ve son sözü söyler. Ölçüyü de Veritas Liberat ekibi belirlemez: Ölçüyü Kutsal Kitap belirler. "Yapay zeka bizim için sadece zengin bir çırak, insan ise metne ruhunu veren ustadır."

GİRİŞ

1. Korintliler 11 iki zor ve çok tartışılmış alanı yan yana getirir: kadınların ve erkeklerin toplu ibadette başlarını örtmesi/örtmemesi ve Rab'bin Sofrası'ndaki ağır eşitsizlik. İlk yarıda yaratılış, baş olma, onur, doğa ve melekler gibi ifadeler vardır; ikinci yarıda ise zenginlerle yoksulların aynı sofrada fiilen ayrışması Tanrı'nın yargısına bağlanır.

Bölümü okurken iki uçtan kaçınmak gerekir. Birincisi, 1Ko. 11:2-16'yı “Bu yalnız eski Korint kültürüydü, bugün hiçbir şey söylemez” diyerek geçmek. Pavlus yalnız kültüre değil, yaratılışa ve erkek-kadın ilişkisine de başvurur. İkincisi, Pavlus'un her ayrıntısını açıklamadığı bir uygulamayı bugünkü her kiliseye tek biçimli kültürel ayrıntılarla dayatmak. Metnin açık ilkeleri ile uygulamanın tarihsel biçimi dikkatle ayrılmalıdır.

Ayrıca çok önemli bir gerçek vardır: Pavlus kadınların toplu ibadette dua ettiğini ve peygamberlikte bulunduğunu varsayar (1Ko. 11:5). Bu nedenle bölüm kadınların ibadette mutlak sessizliğini öğreten bir metin gibi okunamaz. 14. bölümdeki “kadınlar sussun” sözünü yorumlarken de bu veri unutulmamalıdır.

İkinci yarıda Rab'bin Sofrası, sınıf ayrımlarının ortaya çıktığı bir skandala dönüşmüştür. Pavlus Mesih'in sofrayı kurduğu geceye geri gider ve “Rab'bin ölümünü O gelinceye dek ilan ediyorsunuz” der (1Ko. 11:23-26). Çarmıhı ilan eden sofra, kardeşi aşağılayan bir yemeğe dönüşemez.


01 — METNİ ANLAYIN

“Beni örnek alın” cümlesi nereye bağlı?

1Ko. 11:1 teknik olarak önceki paragrafın sonucudur: “Ben Mesih'i örnek aldığım gibi siz de beni örnek alın” (1Ko. 11:1). Pavlus 1Ko. 10:33'te kendi yararını değil birçok kişinin kurtuluşunu aradığını söylemişti. Mesih'i örnek almak, özgürlüğü sevgi için sınırlamakla ilgilidir.

Bu cümle “Pavlus'un her kültürel davranışını kopyalayın” değildir. Örnekliğin ölçüsü Mesih'tir.

Pavlus önce övüyor

1Ko. 11:2'de Korintlileri gelenekleri korudukları için över. “Gelenek” burada insan yapımı keyfî alışkanlık değil, Pavlus'un onlara teslim ettiği elçisel öğreti ve uygulamaları anlatır (krş. 2Se. 2:15).

Reform geleneği “Kutsal Yazı tek yanılmaz otoritedir” derken elçisel geleneği küçümsemez; bu elçisel öğretinin kalıcı ve bağlayıcı biçiminin Kutsal Yazı'da verildiğini savunur. Bugün “Pavlus sözlü olarak başka ne aktarmış olabilir?” diye bilinmeyen bir geleneği Kutsal Yazı'nın üstüne koyamayız.

“Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek...”

1Ko. 11:3 bölümün temel cümlesidir: “Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesih'in başı Tanrı'dır” (1Ko. 11:3). Grekçe kephalē (“baş”) sözcüğünün burada “otorite” mi, “kaynak” mı, yoksa ilişki içinde önderlik/öncelik anlamı mı taşıdığı uzun süre tartışılmıştır.

“Kaynak” anlamı bazı bağlamlarda önerilse de, pasajdaki onur, yaratılış sırası ve düzen dili ilişkilerde bir sorumluluk ve önderlik düzeni bulunduğunu güçlü biçimde düşündürür. Reform ve genel evanjelik gelenekte yaygın yorum, Oğul’un kurtuluş işinde Baba’ya gönüllü itaatini ve evlilik ile ibadet düzeninde kadınla erkek arasında yaratılışa dayalı bir sorumluluk ve önderlik ilişkisini birlikte görür. Ancak “Mesih'in başı Tanrı” sözü Oğul'un öz bakımından Baba'dan daha az Tanrı olduğu anlamına gelmez; klasik Teslis öğretisi Baba, Oğul ve Ruh'un aynı ilahi öze sahip olduğunu kabul eder (krş. Yuh. 1:1; Flp. 2:6-11).

Aynı şekilde erkek-kadın düzenini değer hiyerarşisine çevirmek de metnin devamıyla çelişir. Pavlus 1Ko. 11:11-12'de “Rab'de ne kadın erkekten bağımsızdır ne erkek kadından” diye özellikle karşılıklı bağımlılığı vurgular.

Baş örtüsü neyi ifade ediyordu?

1Ko. 11:4-6'da erkek dua veya peygamberlik ederken başını örterse, kadın ise başı açık dua veya peygamberlik ederse “başını utandırır” denir. Antik Akdeniz dünyasında saç, örtü, evlilik durumu, cinsel saygınlık ve toplumsal onur arasında farklı kültürel bağlantılar bulunabiliyordu. Roma dini törenlerinde erkeklerin baş örtmesi gibi uygulamalar da vardı. Korint'te Pavlus'un tam olarak hangi yerel beklentiye cevap verdiği konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği yoktur.

Bu nedenle “O dönemde yalnız fahişeler başını açardı” veya “Bütün saygın kadınlar mutlaka şu biçimde örtünürdü” gibi sık tekrarlanan kesin cümleler tarihsel kanıttan daha ileri gider. Bunları kesin bilgi gibi kullanmamak gerekir.

Metnin açık noktası şudur: erkek ve kadın toplu ibadette cinsiyet farkını silmeyen, karşılıklı onur ve uygunluk taşıyan bir görünümle dua ve peygamberlik etmelidir. Pavlus kadının dua ve peygamberliğini yasaklamaz; nasıl yaptığıyla ilgilenir.

Saç mı, ayrıca örtü mü?

Bazı yorumcular 1Ko. 11:15'te “saç kadına örtü olarak verilmiştir” denmesini, bütün bölümdeki örtünün uzun saç olduğunu gösterecek şekilde okur. Ancak 1Ko. 11:5-6'da “örtünmüyorsa saçını da kestirsin” biçimindeki ayrım, birçok yorumcuya göre saçtan ayrı bir baş örtüsünün düşünüldüğünü daha muhtemel kılar.

Bugün başörtüsünün bağlayıcı olup olmadığı konusunda Protestan kiliseler farklı düşünür. Bazı Anabaptist ve muhafazakâr Reform toplulukları bunu kalıcı bir ibadet uygulaması olarak sürdürür. Reform kiliselerinin büyük kısmı ise cinsiyet farkı ve yaratılış düzeni ilkesini kalıcı, belirli örtü biçimini kültürel uygulama sayar.

Metin, “bu yalnız kültürdü” demeyi kolaylaştırmayacak kadar teolojik gerekçeler verir; ama “bugün aynı kumaş biçimi zorunludur” sonucunu da ayrıntılı biçimde kurmaz. Bu nedenle kesinlik derecesini dürüstçe korumak gerekir.

Yaratılış sırası ve “Tanrı'nın sureti”

1Ko. 11:7'de “Erkek Tanrı'nın sureti ve yüceliğidir; kadın erkeğin yüceliğidir” denir. Bu ayet, kadının Tanrı'nın suretinde yaratılmadığı anlamına gelemez; Yaratılış 1:27 açıkça erkek ve kadının Tanrı'nın suretinde yaratıldığını söyler.

Pavlus burada Yaratılış 2'deki yaratılış sırasına ve kadının erkekten alınmasına odaklanır (1Ko. 11:8-9). “Yücelik” dili ilişki ve temsil bağlamında iş görür; kadın ve erkeğin özde farklı değere sahip olduğunu söylemez.

Pavlus'un aynı mektupta kadın ve erkeğin bedensel haklarını karşılıklı biçimde eşitlediğini (1Ko. 7:3-4) ve 1Ko. 11:11-12'de karşılıklı bağımlılığı vurguladığını birlikte okumak gerekir.

“Melekler yüzünden”

Kadının başında “yetki işareti” bulunması gerektiği “melekler yüzünden” söylenir (1Ko. 11:10). Bu bölümün en zor ifadelerinden biridir.

“Melekler”in toplu ibadette hazır bulunan göksel varlıklar olduğu, yaratılış düzeninin tanıkları olduğu veya Yaratılış 6 gibi metinlerle ilişkili bir cinsel düzensizlik uyarısı taşıdığı gibi yorumlar önerilmiştir. Metin açıklama yapmadığı için tek görüşü kesinleştirmek doğru değildir.

Ayrıca “başında yetki” ifadesi yalnız erkeğin kadın üzerindeki yetkisinin simgesi diye çevrilmemelidir. Grekçe ifade kadının kendi başı üzerinde “yetkiye sahip olması” gibi de okunabilir. Bu ayrıntı, pasajın kadın öznesini tamamen pasif kılan yorumlara karşı dikkat gerektirir.

“Rab'de” karşılıklı bağımlılık

Pavlus hemen denge kurar: “Rab'de ne kadın erkekten bağımsızdır, ne erkek kadından. Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkek de kadından doğar; ama her şey Tanrı'dandır” (1Ko. 11:11-12).

Yaratılış sırası kibir gerekçesi değildir. Her erkek bir kadından doğar. Son kaynak Tanrı'dır. “Baş” sözü, erkeğe bağımsız üstünlük veren bir dil hâline getirilmemelidir.

Bu ayetler, Hristiyan erkekliğini hâkimiyet kurma projesine çeviren yorumları sarsar. Eğer önderlik Mesih’in örneğine benzeyecekse, kendini veren sevgi ve sorumlulukla görünmelidir (krş. Ef. 5:25).

“Doğanın kendisi öğretmiyor mu?”

1Ko. 11:14-15'te erkek için uzun saçın utanç, kadın için uzun saçın yücelik olduğu söylenir. “Doğa” sözü biyolojik yapı, yaratılış düzeni veya toplumda genel kabul gören uygunluk duygusu anlamında tartışılmıştır.

Kutsal Kitap'ta erkeklerin uzun saç taşıdığı istisnai durumlar vardır; Nazir antında saç kesilmez (Say. 6:5). Bu yüzden Pavlus'un “her kültürde ve her uzunlukta erkek saçı biyolojik olarak günah” dediğini söylemek zordur. Buradaki saç uzunluğu, erkek-kadın ayrımının Korint'teki görünür ifadesiyle ilişkilidir.

Ana ilke yine cinsiyet farkının onurlu biçimde korunmasıdır. Uygulama biçiminin kültürler arasında ne ölçüde değişebileceği konusunda imanlılar farklı kanaatlere varabilir.

“Bizde böyle bir gelenek yok”

1Ko. 11:16'nın çevirisi de önemlidir. “Tartışmaya hevesli biri varsa, bizim de Tanrı'nın kiliselerinin de başka bir uygulaması yoktur” anlamı güçlüdür. Pavlus, Korint'in ibadette kendi bağımsız modasını üretmesini istemez. Bu, bu uygulamanın yalnız Korint’e özgü olmadığını, diğer kiliselerdeki düzenle de bağlantılı olduğunu gösterir.

Dolayısıyla pasajı yalnız “Korint'teki yerel fahişe modası” diye kapatmak yeterli değildir. En azından cinsiyet farkı, onur ve ibadet düzeni ilkeleri kiliseler arasıdır.

“Bu konuda sizi övemem”

1Ko. 11:17'de ton sert biçimde değişir: “Size şu talimatı verirken sizi övemem. Çünkü toplantılarınız yarardan çok zarar getiriyor.” 1Ko. 11:2'de gelenekleri korudukları için övmüştü; Rab'bin Sofrası konusunda övemez.

Sorun yalnız litürjik yanlışlık değil, toplumsal eşitsizliktir. Toplandıklarında bölünmeler vardır (1Ko. 11:18). 1. bölümdeki hizipçilik şimdi sofrada görünür hâle gelmiştir.

“Rab'bin Sofrası'nı yemiyorsunuz”

Korintliler bir yemek için toplanıyor; ama Pavlus “Yediğiniz Rab'bin Sofrası değildir” der (1Ko. 11:20). Neden? “Her biri kendi yemeğine ötekilerden önce başlıyor; biri aç kalırken öteki sarhoş oluyor” (1Ko. 11:21).

Erken kilisenin Rab'bin Sofrası muhtemelen daha geniş ortak yemek bağlamında kutlanabiliyordu. Varlıklı üyeler daha iyi yiyecek ve daha erken gelme imkânına sahipken, çalışan yoksullar geç gelebilmiş olabilir. Evlerin yemek mekânı da toplumsal konumye göre ayrışmaya elverişliydi. Bunlar tarihsel olarak makul açıklamalardır; metin her ayrıntıyı söylemez.

Pavlus'un açık söylediği, bir kısmın doyması ve diğer kısmın aç kalmasının “Tanrı'nın kilisesini küçümsemek ve hiçbir şeyi olmayanları utandırmak” olduğudur (1Ko. 11:22).

Rab'bin Sofrası'nda sosyal üstünlük sergilemek, sofranın anlamını bozar.

Pavlus'un aldığı gelenek

“Size ilettiğimi ben Rab'den aldım” (1Ko. 11:23). Pavlus İsa'nın son akşam yemeği sözlerini aktarır. Bu metin, Müjdelerin yazılı biçiminden önce bile İsa'nın Sofra sözlerinin kilisede korunduğunu gösteren çok erken bir Hristiyan geleneğidir (krş. Luk. 22:19-20).

“Bu benim bedenimdir... Bu kâse kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır” sözleri Mısır'dan Çıkış 24:8 ve Yeremya 31:31-34'teki antlaşma dilini çağrıştırır. İsa'nın ölümü yeni antlaşmayı kurar.

Anma, ilan, paydaşlık

“Beni anmak için bunu yapın” (1Ko. 11:24-25). Anma yalnız zihinde geçmişi hatırlamak değildir; antlaşma topluluğu Mesih'in ölümünü sofrada yeniden ilan eder.

“Bu ekmeği her yediğinizde ve bu kâseden her içtiğinizde Rab'bin ölümünü O gelinceye dek ilan etmiş olursunuz” (1Ko. 11:26). Sofra geçmişe (çarmıh), şimdiye (Mesih'le ve bedenle paydaşlık) ve geleceğe (O gelinceye dek) bakar.

Reform anlayışı Rab'bin Sofrası'nı yalnız çıplak anma saymaz; Ruh aracılığıyla imanlının Mesih'ten gerçek ruhsal beslenişi ve lütuf aracı olarak görür. Roma Katolik öğretisindeki öz değişimi iddiasını ve Lutheran görüşteki farklı bedensel mevcudiyet açıklamasını kabul etmez. Metnin merkezinde ise şunu kesin söyleyebiliriz: Sofra Rab'bin ölümüyle ciddi ve kutsal biçimde ilişkilidir.

“Layık olmayan biçimde” yemek

“Kim ekmeği yer ya da Rab'bin kâsesinden layık olmayan biçimde içerse, Rab'bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur” (1Ko. 11:27). Dikkat: Pavlus “layık kişi” demiyor, “layık olmayan biçimde” diyor. Rab'bin Sofrası kusursuz insanların ödülü değildir.

Bağlamdaki layıksızlık, kardeşleri küçümseyen, yoksulu utandıran ve sofrayı özel ziyafete çeviren tavırdır. Bu nedenle öz sınama yalnız “Bu hafta hangi günahları işledim?” biçiminde bireysel içe bakış değildir; kardeşle ilişkiyi de kapsar.

“İnsan kendini sınasın ve öylece ekmekten yiyip kâseden içsin” (1Ko. 11:28). Pavlus'un sonucu “Kendini sınayıp yetersiz bulursan uzak dur” değil; “sınasın ve öylece yesin”dir. Tövbe eden günahkâr sofraya çağrılır.

“Bedeni ayırt etmeden”

1Ko. 11:29'daki “bedeni ayırt etmeden” ifadesi iki yönde yorumlanmıştır. “Rab'bin bedenini” ekmekte temsil edilen Mesih'in bedeni olarak ayırt etmek; veya bağlamdaki cemaat vurgusuyla kilise bedenini tanımak. Bazı elyazmalarında “Rab'bin” sözcüğü bulunmadığı için yalnız “beden” denir.

İki anlam birbirini dışlamak zorunda değildir. 1Ko. 10:16-17 zaten Mesih'in bedeniyle ekmek ve kilisenin bir bedeni arasında bağlantı kurar. Mesih'in bedenini ilan eden sofrada O'nun halkını aşağılamak büyük çelişkidir.

Hastalık ve ölüm: Rab'bin disiplini

“Bu nedenle aranızda birçok zayıf ve hasta var, bazılarınız da öldü” (1Ko. 11:30). Pavlus Korint'teki belirli hastalık ve ölümleri Rab'bin Sofrası'ndaki günahla ilişkilendirir.

Bu ayeti bugün her hastalık için “Mutlaka Rab'bin Sofrası'nı yanlış aldın” diye genellemek tehlikelidir. Kutsal Kitap hastalığın birçok nedeni olduğunu gösterir; Yuhanna 9:1-3, her hastalığı belirli kişisel günaha bağlama alışkanlığını düzeltir.

Korint'te ise Pavlus peygamber/elçi yetkisiyle bu özel yargı bağlantısını açıkça kurar. “Dünya ile birlikte mahkûm olmayalım diye Rab tarafından terbiye ediliyoruz” (1Ko. 11:32). İlahi disiplin kurtarıcı amaç taşıyabilir (krş. İbr. 12:5-11).

“Birbirinizi bekleyin”

Pavlus’un Rab’bin Sofrası hakkında söylediği bütün bu derin şeyler çok pratik bir cümleyle sona erer: “Yemek için toplandığınızda birbirinizi bekleyin” (1Ko. 11:33).

Sorunun çözümü yalnız daha doğru teolojik açıklama değil; kardeşi beklemektir. Aç olan evinde yesin ki toplantı yargıya dönüşmesin (1Ko. 11:34).

Rab'bin Sofrası Mesih'in ölümünü ilan eder. Bu ilan, sofradaki insanı görmezden gelen bir ibadetle çelişemez.


02 — BİRLİKTE ÇALIŞIN

  1. 1Ko. 11:2-16'yı okurken önce açık verileri çıkarın. Kadınlar ne yapıyor? Pavlus neyi yasaklıyor, neyi düzenliyor? Bu bölümün kadınların mutlak sessizliğini öğretemeyeceğini hangi ayet gösteriyor?
  2. Baş örtüsü tartışmasında “kesin bildiğimiz” ile “tarihsel olarak mümkün gördüğümüz” şeyleri ayırın. Bir uygulamanın ardındaki kalıcı ilke ile kültürel biçimi nasıl ayırt ederiz?
  3. 1Ko. 11:11-12'nin karşılıklı bağımlılık vurgusu neden önemlidir? Önderlik öğretisi bu iki ayeti görmezden geldiğinde nasıl bozulabilir?
  4. Rab'bin Sofrası bölümünde Pavlus'un asıl öfkesini bulun. Sorun yalnız yanlış sözler veya yanlış uygulama mı, yoksa yoksulların aşağılanması mı?
  5. “Layık olmayan biçimde” ile “layık olmayan kişi” arasındaki farkı konuşun. Bu ayrım Rab'bin Sofrası'ndan gereksiz yere korkan imanlılara nasıl yardım eder?

03 — HAYATA TAŞIYIN

İbadette cinsiyet farkını küçümsemeyin, üstünlük aracına da çevirmeyin

Pavlus erkek ve kadın arasındaki farkı silmez; aynı zamanda “her şey Tanrı'dandır” diyerek kibri keser. Kendi kilise kültürünüzde cinsiyet öğretisinin ya belirsizleştirildiği ya da güç gösterisine dönüştürüldüğü yerleri dikkatle düşünün.

Rab'bin Sofrası'ndan önce yalnız içinize değil yanınıza da bakın

Kendinizi sınarken kardeş ilişkilerinizi düşünün. Barışmak için adım atmanız gereken biri, aşağıladığınız bir kişi veya sosyal olarak görünmez saydığınız biri var mı? Sofra yalnız “ben ve İsa” anı değildir.

Yoksulu utandıran kilise kültürünü fark edin

Kıyafet, ev, eğitim, bağış miktarı veya sosyal çevre bakımından insanların kendisini ikinci sınıf hissettiği alışkanlıklar var mı? Korint'te Rab'bin Sofrası sınıf ayrımını açığa çıkardı. Bugün başka biçimlerde aynı günah yaşanabilir.

Tövbe edip sofraya gelin

Kendi yetersizliğiniz yüzünden Rab'bin Sofrası'ndan sürekli kaçıyorsanız 1Ko. 11:28'in yönünü hatırlayın: insan kendini sınasın ve yesin. Sofra kusursuzların ödülü değil, tövbe eden imanlının Mesih'e ihtiyaç duyduğunu ilan ettiği lütuf aracıdır.

ÇEVRİMDIŞI OKUMA

Çalışma metnini antetli PDF olarak indirin

Antet, logo filigranı, indirilme tarihi ve sayfa numaraları otomatik eklenir.

BİLGİ AĞI

AraştırmaBüyük İskender’den Sonra: Kutsal Kitap Dünyası Nasıl Değişti?

İskender’in fetihleri kısa sürdü; Grek dili, kent kültürü ve halef krallıklarının çatışması yüzyıllar boyunca devam etti. Septuaginta’dan Hanuka’ya uzanan dünyayı izleyin.

Keşfet
AraştırmaAntik Dünyada Yolculuk Ne Kadar Zordu?

Pavlus’un yolları yalnız haritadaki çizgiler değildi. Mesafe, mevsim, gemi, han, haydut, misafirperverlik ve Roma yol ağı üzerinden Kutsal Kitap dünyasında seyahatin gerçek bedeline bakıyoruz.

Keşfet
AraştırmaHirodes Hanedanı: Bir Ailenin Gölgesinde Yeni Antlaşma

‘Hirodes’ Yeni Antlaşma’da tek kişi değildir. Büyük Hirodes’ten Agrippa’ya uzanan hanedan, Roma’ya bağlı iktidarın aile, korku ve görkemle nasıl yürüdüğünü gösterir.

Keşfet
AraştırmaKodeks Sinaiticus ve İlk Büyük Kodeksler

Parşömen tomarından sayfalı kitaba geçiş Kutsal Kitap’ı nasıl değiştirdi? Kodeks Sinaiticus’un keşfini, içeriğini, düzeltmelerini ve Vaticanus ile Alexandrinus’un tanıklığını inceliyoruz.

Keşfet
AraştırmaBarnaba: Başkalarını Öne Çıkaran Adam

Barnaba Pavlus’u kiliseye tanıttı, Antakya’daki lütfu gördü ve Markos’a ikinci bir fırsat verdi. Yine de onun hikâyesi yalnız ‘iyi teşvikçi’ etiketine sığmaz.

Keşfet
AraştırmaCenaze, Mezar ve Yas: Kutsal Kitap Dünyasında Ölüm

Ağıtçı kadınlardan kaya mezarlarına, kemik kutularından İsa’nın gömülmesine kadar ölümün gündelik düzenini inceliyoruz. Arkeolojinin gösterebildiği ile diriliş iddiasının teolojik anlamını birbirine karıştırmadan.

Keşfet
Tüm Kutsal Kitap Çalışmalarına Dön